Van’da 27 Eyüll 2024’te kaybolduktan sonra cansız bedeni 15 Ekim’de Van Gölü kıyısında bulunan Rojin Kabaiş’e ilişkin soruşturma sürüyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 29 Nisan’da yaptığı açıklamada, “Rojin Kabaiş dosyasında cep telefonunu çözebilirsek soruşturma açısından önemli bir evreye geçebiliriz. Bu kapsamda yerli bir ekip kurduk, teknik olarak çalışıyoruz” dedi ve olumlu gelişmeler beklediklerini dile getirdi.
Ancak Kabaiş Ailesi’nin avukatı Sinan Özaraz, Gürlek’in duyurduğu gelişmenin henüz dosyaya yansımadığını belirtti.
Sabah gazetesi ise, soruşturma kapsamında 415 kişiden DNA örneği alındığını yazdı. İncelemelerin Rojin’in cansız bedeninin bulunduğu Mollakasım ve üniversiteye bitişik olan Bardakçı köylerindeki erkekler üzerinde yoğunlaştığı kaydedildi.
Kabaiş Ailesi ise, daha önce Adalet Bakanı Gürlek ile görüşmede üniversite rektörü ile bazı akrabalarından DNA örneği alınmasını talep etmişti. Aile, dosyada aradan geçen zamana rağmen hâlâ açık ve net bir sonuca ulaşılamadığını dile getiriyor
Baba Nizamettin Kabaiş, “Bakan beyin açıklamalarından çok memnun kaldık. Açıklamadan sonra soruşturmanın hem Van hem de Diyarbakır ayağı için yeni ekiplerin kurulduğunu öğrendim. Her şeyin araştırılacağını söylediler. Bu bizi çok memnun etti. Çok umutluyuz. İnşallah Allah’ın izniyle her şey açığa çıkacak. Tek isteğim kızımın başına ne geldiyse ortaya çıkarılmasıdır. Bu olayın bir cinayet olduğu açıktır. Rojin sadece benim kızım değil, tüm Türkiye’nin kızıdır. Kızımın tek isteği okumaktı. Karanlıklar aydınlığa çıkacaktır” diye konuştu.
NE OLMUŞTU?
Rojîn’in son görüldüğü nokta ile cansız bedeninin bulunduğu yer arasında yaklaşık 24 kilometre mesafe var.
Rojin Kabaiş’in 27 Eylül 2024’te Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi yurdundan ayrıldıktan sonra kaybolduğu bildirilmiş, 15 Ekim 2024’te ise Van Gölü kıyısında cansız bedenine ulaşılmıştı.
Dönemin Van Cumhuriyet Başsavcılığı ve Valiliği, 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Kabaiş’in intihar ettiğini ileri sürmüştü. Ancak ailenin cinayet olabileceğine ilişkin ısrarlı adalet arayışı sürdürmüştü.
Bir yıl boyunca sessizliğini koruyan Adli Tıp Kurumu (ATK) ise, Ekim ayı başında raporunu açıklamış ve Kabaiş’in bedeninde iki erkeğe ait DNA’ların bulunduğu ortaya çıkmıştı.
Van Barosu ve kentteki kadın örgütleri dönemin savcısı ve ATK yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Van Valiliği, yurt yetkilileri hakkında soruşturma başlatılmasına izin vermemişti.
Rojin Kabaiş’in telefonu incelenmek üzere İspanya’ya gönderilmiş ancak şifre çözülememişti.
