Ferhat Tunç

Güce Eğilmeyen Sanatçı Ölümsüzleşir

Yılmaz Güney sineması tarihin kırılma noktasıdır. Sinema onunla ikiye bölünür; öncesi ve sonrası diye. Yılmaz Güney, kamerasını iktidarın aynasından çekip halkın yarasına çevirdi.

Benim için politik sanatçı duruşunun en saf örneği o dehaydı. Sinemaya yeni bir kimlik, yeni bir soluk kazandırdı. Açtığı yolda tavizsiz yürüdü tahtın karşısında toprağı, iktidarın karşısında halkı seçti.

O yolun yolcuları pişman olmadı. Yüzünü halkların barış ve özgürlük arayışına dönenler bedel ödedi ama başları dik yürüdü. Çünkü halk unutmaz! Korkakları siler, dik duranı ise yüreğinin en müstesna yerine yazar.

Kadir İnanır o yolun sadık bir yolcusuydu. Hayatının son yirmi yılında o sarp yokuşu soluksuz tırmandı. Bugün arkasından yükselen bu büyük uğurlama, o onurlu duruşun halktaki karşılığıdır. Gecikmiş bir borç olsa da nihayet ödenmiş bir vefa borcu.

Ahmet Kaya’nın Yanında

Ahmet’le kadim dosttular. Ben de Ahmet sayesinde 90’lı yılların sonunda Taksim Sanat Evi’nde tanıdım Kadir Ağabeyi. Kuytu bir odada sohbet eder, türküler söylerdik. Fatsalı Terzi Fikri’nin yoldaşıydı. “Hekimoğlu”nu söylediğimde gözleri parladı. Bu türkünün bir Kadir İnanır derlemesi olduğunu o gece öğrendim.

O dostluğun bedelini o unutulmaz ve utanılası magazin gecesinde gördük. Ahmet, Kürtçe şarkı söyleyeceğini açıkladığında salonun havası bir anda değişti. Çatal bıçaklar havaya kalktı. “Sanatçı” etiketi taşıyan bir güruh, o utanç verici linç girişimine alkış tuttu.

Salon o gece ikiye ayrıldı. Bir yanda korkuyla beslenip alkış avcılığı yapanlar diğer yanda yerinden kalkıp Ahmet’in yanına geçen, onu sahiplenen Kadir İnanır ve birkaç dostu.

O an çok şey değişti. Türkiye kimin sanatçı, kimin figüran olduğunu o gece gördü. Çatal bıçak fırlatanlar kendi utançlarıyla baş başa kalırken Kadir İnanır, o sahiplenmeyle onurlandı. Utancın alkışını değil, halkın sarsılmaz sevgisini kazandı.

Barışa Merhem Olmak

Kadir Ağabey susmadı. Birinci Çözüm Süreci’nde barışın yanında cesurca durdu. Bu ülkenin elli yıldır kanayan yarasına merhem olma çabası içimi umutla doldurdu.

Bunun bedelini biliyordu. Bu topraklarda “barış” sözcüğü en çok linç yiyen, en çok örselenen kavramdır. İnsan hapiste çürür ya da sürgünde memleket hasretiyle sınanır. Her ikisi de kalbe ağır gelir, bedeni amansız bir hastalıkla yüzleştirir.

Fakat sanatçı, güvenli sularda yüzmeyi seçerse kıyıya vurmuş bir saldan farksızlaşır. Kadir Ağabey kıyıya değil, dalgaya yürüdü. Kolayı reddetti, doğru olanı seçti.

Kürtlerin Gönlündeki Yeri

Kadir İnanır’a Kürt toplumunun gösterdiği bu derin sevgi hak edilmiş bir vefadır.

O, “öteki” denilip susturulmaya çalışıldığında susmayı reddetti, ses oldu. Ahmet’in yanında durdu, barışın ve çözümün safında yer tuttu, ezilenin yanında saf tuttu. Kamerasını iktidarın sahte yüzüne değil, halkın bitmek bilmeyen yarasına çevirdi.

Yılmaz Güney’in açtığı yol buydu. Devletin sanatçısı olursan, devran değişince adın silinir. Halkın sanatçısı olursan, halk nefes aldıkça adın yaşar.

Son Olarak

Korkarak, sinerek düzenin kapısında kul olanların halkın vicdanında bir karşılığı yoktur. İnsan devletten ödül alır ama gönül alamaz.

Güce ve otoriteye boyun eğmeden, yaşadığı coğrafyanın vicdanı olan sanatçı büyür. Toplum da onu ölümsüzleştirir.

Kadir İnanır ölümsüzleşti. Rolünü beyaz perdede değil de, hayatın tam kalbinde oynadı. Hakkıyla oynayanlar ölmez “anlatıla anlatıla çoğalır”…

Bugün rolünün hakkını veren değerli bir sanatçıyı toprağa emanet etmek yerine, halkın kalbine emanet ediyoruz. Orada olamasam da bu yazıyla vedalaşmak istedim.

Fatsalı Kadir abimizi sonsuza dek kalbimize gömdük. Bu kalp seni asla unutmayacak…

Ferhat Tunç

Dersim Gazetesi

Share
Published by
Dersim Gazetesi

Recent Posts

Madımak’ta katledilenler anıldı: Unutmadık, unutturmayacağız

Madımak Katliamı’nın 33’üncü yılında katledilenler anıldı. Madımak Oteli’ne ‘Utanç Müzesi’ afişi asılırken, katliamla yüzleşme ve…

1 saat ago

Sivas’ta katledilen 33 can Dêrsim’de anıldı: Yüzleşme istiyoruz!

Sivas’ta, 2 Temmuz 1993 tarihinde, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği etkinliklerine katılan 33 aydın, akademisyen,…

1 saat ago

Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi’nden Deniz Göktaş’a destek: Mizaha kelepçe vurulamaz

Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi, komedyen Deniz Göktaş’ın gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak, yaşananlara…

1 saat ago

Varto’da JES nöbeti 61’inci gününde: Topraklarımıza dokundurtmayacağız!

Muş’un Varto ilçesine bağlı Çalıdere köyünde, ABD merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından planlanan…

1 saat ago

33. Yıl 33 Can

  2 Temmuz 1993’te yaşanan Madımak Oteli katliamından bu yana 33 yıl geçti. 33 yıllık…

1 saat ago

Kordu’dan Sivas Katliamı için kanun teklifi: Madımak’ın “Utanç Müzesi” olması istendi

DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde yaşamını yitiren 33 kişinin…

15 saat ago