Müjgan Halis

88 yıl önce Dersim’de zaman dondu

Tarih susarsa, biz konuşmalıyız. Çünkü biz biliyoruz ki unutulan her şey, bir gün yeniden yaşanır. Ve biz unutmadık.

Dersim… Sarp dağlarıyla, serin dereleriyle, kutsal ziyaretleri ve ağıtlarla örülü bir coğrafya.

Binlerce yıldır kendi dilinde konuşan, kendi inancıyla yaşayan bir halkın yurdu.

Ne zenginlik istediler, ne başka bir toprağı.

Tek dertleri, kendileri gibi yaşamak, kendileri gibi ölmekti.

Ama bir gün geldi…Tarih 4 Mayıs 1937’yi gösterdiğinde, Ankara’dan soğuk bir kararname çıktı.

“Bu coğrafya tenkil edilecek.” dediler.

Yani bastırılacak…

Yani susturulacak…

Yani yok edilecek.

Ardından başladı bombardımanlar.

Uçaklar mağaraları hedef aldı.

Kadınlar, çocuklar, yaşlılar…

Kaçacak hiçbir yerleri yoktu. Ve sonra…

Seyit Rıza… 75 yaşındaydı. Barış için yürüdü, konuşmak için gitti.

Ama onu da astılar.

Haksız, hukuksuz, karanlık bir sabaha uyandı bu halk.

Ve Seyit Rıza, darağacına çıkarken bize miras kalan şu sözleri söyledi:

“Evlad-ı Kerbelayız. Bî hatayız. Ayıptır, zulümdür, cinayettir.”

Resmi rakamlar 13 bin diyor.

Ama biz biliyoruz ki her Dersimli ailenin bir ölüsü var.

Her köyün, her taşın, her kayanın altında susturulmuş bir isim var.

Bu sadece bir katliam değildi.

Bu, bir halkın diliyle, inancıyla, hafızasıyla hedef alınmasıydı.

Bu, kimliğe, var oluşa dönük bir saldırıydı.Ve yıllarca konuşmak yasaklandı.

Dersim kelimesi haritadan silindi.

Dersimliler ya sessiz kaldı ya da sürgün edildi.

Ama hafıza kaldı.

Ağıtlar kaldı.

Dua kalan dillerde, sır kalan kalplerde yankılandı. 2009 yılında bir ilk yaşandı.

Devlet, bu acının adını “katliam” olarak telaffuz etti.

Ama hâlâ soruyoruz:

Kimin yargılandığını gördük?

Kimin mezarı bize teslim edildi?

Kimin annesinin kemikleri bulundu?

Dersim, sadece geçmişin bir yarası değildir.

Dersim, aynı zamanda bir dirençtir.

Bir uyanıştır.

Bir hatırlamadır. Bugün hala soruyoruz:

“Biz kimdik, neden susturulduk?”

Ve diyoruz ki:

Unutmayacağız.

Unutturmayacağız.

Çünkü adalet sadece mahkemelerde değil, yüzleşen hafızalarda başlar.

Bugün burada sadece geçmişi anmıyoruz.

Geleceğe bir söz veriyoruz.

Dersim için, hakikat için, adalet için…

Dersim Gazetesi

Recent Posts

Madımak’ta katledilenler anıldı: Unutmadık, unutturmayacağız

Madımak Katliamı’nın 33’üncü yılında katledilenler anıldı. Madımak Oteli’ne ‘Utanç Müzesi’ afişi asılırken, katliamla yüzleşme ve…

5 saat ago

Sivas’ta katledilen 33 can Dêrsim’de anıldı: Yüzleşme istiyoruz!

Sivas’ta, 2 Temmuz 1993 tarihinde, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği etkinliklerine katılan 33 aydın, akademisyen,…

5 saat ago

Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi’nden Deniz Göktaş’a destek: Mizaha kelepçe vurulamaz

Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi, komedyen Deniz Göktaş’ın gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak, yaşananlara…

5 saat ago

Varto’da JES nöbeti 61’inci gününde: Topraklarımıza dokundurtmayacağız!

Muş’un Varto ilçesine bağlı Çalıdere köyünde, ABD merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından planlanan…

5 saat ago

33. Yıl 33 Can

  2 Temmuz 1993’te yaşanan Madımak Oteli katliamından bu yana 33 yıl geçti. 33 yıllık…

5 saat ago

Kordu’dan Sivas Katliamı için kanun teklifi: Madımak’ın “Utanç Müzesi” olması istendi

DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde yaşamını yitiren 33 kişinin…

20 saat ago