Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Lideri Devlet Bahçeli, “Abdullah Öcalan için statü açığı varsa, bu açık Türkiye Cumhuriyeti lehine, terörsüz Türkiye hedefinin başarısına hizmet edecek biçimde ele alınmalıdır.” dedi.
Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
Değerli dava arkadaşlarım, Türkiye Balkanlar, Kafkasya, Karadeniz, Doğu Akdeniz, Orta Doğu, Türk dünyası, Afrika ve Avrupa arasında temas kurabilen bir merkez ülkedir. Aynı anda birçok kriz alanını okuyabilen, farklı masalarda bulunabilen, farklı coğrafyalarla konuşabilen nadir devletlerden biridir. Türkiye kendi hikâyesini politik söylemlerle yazmaz. Üretimle, diplomasıyla, savunma kabiliyetiyle, enerji hamleleriyle, lojistik ağlarıyla, toplumsal dayanışmasıyla ve millet disipliniyle yazar. Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın idraki, 2053’ün ufku ve 2071’in kavrayışı ancak böyle bir bakış açısıyla gerçeklik kazanır. Türkiye’nin dış politika anlayışı, barışı ve istikrarı önceleyen bir çizgiye sahiptir.
İç cephesi kırılgan olanın dış politikada manevra kabiliyeti azalır. Türkiye’nin barış dili güçlü devlet kapasitesi ile birlikte düşünülmelidir. Türkiye’nin barıştan yana duruşu Doğu Akdeniz’de, Ege’de ve Kıbrıs’ta aleyhimize gelişen oldubittilere sessiz kalacağı anlamına gelmez. Yurtta sulh, cihanda sulh mefkûresinin şekillendirdiği dış politikamız gereği Türkiye gerilim arayan bir ülke olmamıştır.
‘KİMSE MHP’NİN ADINI TERÖRLE YAN YANA GETİREMEZ’
Dünya yeniden şekillenirken Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu şey kapsamlı seferberlik anlayışıdır. Ekonomik, kültürel ve teknolojik seferberlik ertelenemez. Türk milliyetçiliği, her bir hanesini bir saymaktadır. MHP, Türk milliyetçliğinin siyasi taşı, milli beka mücadelesinin öncü kuvvetidir. MHP, dün olduğu gibi bugün de Türkiye’nin sigortasıdır. Türk milliyetçiliğinin bir gereği de ufukta görünen sırat köprülerini tez elden geçmektir. Milletimizin bağrına saplanan hançerleri sökmek arzusundayız. Yaraları deşmek yerine sarmayı, inceldiği yerden koparmak yerine onarmayı mazimize karşı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu sorumluluğun bugünkü aşaması terörün her türlü aşamasının ülkemizden tasfiyesidir. MHP, şehitlerimizin aziz hatırasını asla incitmeden bu yolda kararlılıkla yürüyecektir. Bu yürüyüşün adı terörsüz Türkiye’dir. Bu bir teslimiyet ya da taviz, terör örgütüyle pazarlık değildir. Devleti zayıflatmak, aziz milletimizin kırmızı çizgilerini çiğnemek hiç değildir. Böyle tasavvurlara girişen varsa, basiretsizliğin karanlık delhizlerinde yolunu kaybetmiştir. Kimse MHP’nin adını terörle yan yana getiremez.
Biz Türkiye’nin geleceğini bugünün tartışmalarına göre değil, Türk ve Türkiye yüzyılının idrakına göre değerlendiriyoruz. Türk’ün, Kürt’ün, Alevi’nin, Sünni’nin, Arap’ın, Süryani’nin aynı bayrak ve devlet altında kenetlendiği bir Türkiye için çalışıyoruz. Terörsüz Türkiye, komşunun komşuya güvenmesi, annenin evladına okula korkusuz göndermesidir.
“YASAMA FAALİYETLERİ HIZ KAZANACAK”
TBMM’de kurulan komisyonun yazdığı rapor hakkında konuşan Bahçeli, sürecin yasal adımların atılması aşamasına geçilmesine gerektiğini söyledi ve şunları kaydetti:
Komisyon, tarihi bir vazife üstlenmiştir. Sırada, siyasi ve hukuki düzenlemeler vardır. Siyasi kazançların, küçük hesapların telaşıyla bu tarihi yükümlülüğe sırt çevrilmemelidir. Kalabalıkları galeyana getirmek uğruna milletimizi kutuplaştırma gafletine düşmemelidir. Kimse şehitlerimizin aziz hatıralarını istismar etmemeli, kardeşliğimizi zehirleyecek sözlerin, sözde siyasetlerin peşine takılmamalıdır.
Kimse şehitlerimizin aziz hatırlarını istismar etmemelidir. PKK’nın silah bırakma töreni tek başına bir sonuç değildir. Bu kapsamda Abdullah Öcalan’ın statü meselesinin konuşulması bizim açımızdan önemlidir. Bu mesele yokmuş gibi yaparak sürecin sağlıklı yürütülmesi mümkün değildir. Örgütün silahlarını teslim sürecinde bunların açıkça değerlendirilmesi gerekir. Abdullah Öcalan için statü açığı varsa, terörsüz Türkiye sürecine hizmet edecek şekilde bu açık ele alınmalıdır. Bu mekanizma, kardeşlik hukukunu, demokratik katılımı, milli huzuru birlikte gözetmelidir. Bunun adını barış süreci ve siyallaştırma koordinatörlüğü olmasını öneriyorum. Elbette başka altenatifler öneriler de olabilir. Hedefimiz, PKK’nın kurucu önderliğinin bu tanım altında görev yapmasıdır.
