DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Medya Haber’de yayımlanan Eksen programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Alevilere yönelik yayımlanan 53 imzalı bildiriyi eleştiren Bakırhan, “Kürt Hareketi Kürt olduğu kadar Alevi bir harekettir” dedi. Bakırhan, DEM Parti’nin Alevilerin hak ve hukuk mücadelesi açısından güçlü bir zemin olduğunu savundu.
Alevilere yönelik bildiride yer alan ve doğruluğu teyit edilmemiş bir metindeki ifadelerin, Kürt hareketini ve Abdullah Öcalan’ı Alevi karşıtıymış gibi göstermeye çalıştığını belirten Bakırhan, bunun “bir sabotaj” olduğunu söyledi.
“Kürt hareketi Kürt olduğu kadar Alevi bir harekettir”
Bakırhan, programda Alevilere yönelik bildiriyi değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:
“Kürt Hareketi Kürt olduğu kadar Alevi bir harekettir. Kesinliği doğrulanmamış bir metindeki bir cümleyi alıp Alevilere karşıymış, karşıymışız gibi ya da işte Sayın Öcalan karşıymış gibi bir algı oluşturmak bence bir sabotajdır.”
DEM Parti içerisinde Alevilerin önemli görevlerde bulunduğunu belirten Bakırhan, “Partimizin eş başkanı Alevi, milletvekillerimiz Alevi, belediye eş başkanlarımız Alevi. Siyasetimiz, programımız Kürt olduğu kadar Alevi, emekçi olduğu kadar Alevi, kadın olduğu kadar Alevi” dedi.
Bakırhan, Alevilik üzerinden DEM Parti’nin sorgulanamayacağını belirterek şöyle konuştu:
“Kimse bizi Alevilikle test edemez. Yani Türkiye’de bir Alevilerin özgürce siyaset yaptığı, kendi hak ve hukuklarını savundukları bir zemin varsa bizim zeminimizdir.”
Alevilerin bugüne kadar parti içerisinde verdiği mücadeleye dikkat çeken Bakırhan, “Bugüne kadar bedel ödeyen, yaşamını yitiren Alevi arkadaşlarımız, dünya kadar arkadaşımız var” ifadelerini kullandı.
“Nerede Kürt kelimesi koysak Alevi koyuyoruz”
Bakırhan, Alevilerin farklı kentlerden DEM Parti çatısı altında siyasette yer aldığını belirterek, Kürt toplumunda Alevilere yönelik bir ayrımcılık olmadığını savundu.
“Kürt halkı seni bakan yapmış Alevi olduğun için. Partinin her dönem bir eş başkanı Alevi olmuş. Alevi kardeşlerimiz Siirt’ten, Batman’dan, Diyarbakır’dan milletvekili seçiliyor. Bugüne kadar hiçbir Kürt ‘Bu Alevi niye geldi seçildi?’ dememiş, böyle bir ayrım yok. Nerede Kürt kelimesi koysak Alevi koyuyoruz.”
Bakırhan, Alevilere seslenerek DEM Parti’nin onların hak mücadelesi açısından önemli bir siyasal zemin olduğunu söyledi:
“Alevi kardeşlerimizin bir partisi varsa DEM Parti’sidir. Hak ve hukuk arama mücadelesi yürüten bir zemin varsa bizim zeminimizdir.”
DEM Parti’nin Alevi karşıtı olduğu yönündeki değerlendirmeleri reddeden Bakırhan, bu yöndeki iddiaların çarpıtılmış belgelere dayandığını ileri sürdü.
“Hiç kimse DEM Parti’nin yalan yanlış, çarpıtılmış ya da işte ortada olmayan belgelerle Alevi karşıtı bir parti olduğunu savunamaz. Söylerse yalan söyler, riyakârlık yapar.”
“Görüşmenin 1 saati Aleviler üzerine geçti”
Bakırhan, Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdikleri görüşmeye de değinerek Alevilerin tarihine ve yaşadıklarına ilişkin yaklaşık bir saatlik değerlendirme yaptıklarını söyledi.
“Sayın Öcalan’la 4 saatlik bir görüşme yaptık. 1 saati Aleviler üzerine değerlendirme geçti. Eş Genel Başkanımız Tülay Hanım’la birlikte gittik. Alevi tarihini, geçmişini, yaşadıklarını bu kadar bilen, gerçekten bu kadar iç içe, bu kadar hissedebilen başka bir insan var mı onu da bilmiyorum yani.”
Bakırhan, bildiride İdris-i Bitlisi ve Yavuz Selim üzerinden kurulan bağlantıyı da eleştirerek, bu iki ismin aynı ifadeler içerisinde yer almasının Alevi karşıtlığıyla ilişkilendirilemeyeceğini söyledi.
“İdris-i Bitlisi tarihte birisidir; iyilikleriyle, kötülükleriyle ortadadır. Yavuz Selim de işte Osmanlı’nın bir sultanıdır, padişahıdır. Yani ikisinin aynı kelime içerisinde geçiyor olması ve Alevi karşıtı bir bağını kuramıyorum. Velhasıl bunu eleştiriyorum.”
“DEM Parti toplumun kendisidir”
DEM Parti’nin parti organlarında farklı kimlik ve inançlardan insanların yer aldığını belirten Bakırhan, Alevilerin parti içerisindeki ağırlığına dikkat çekti.
“DEM Parti’nin milletvekili tablosuna bakın. DEM Parti’nin Merkez Yürütme Kurulu’na ve Parti Meclisi’ne bakın. Hiçbir siyasi partide olmayan bütün renkler, bütün inançlar, bütün halklar, bütün dinlerin içerisinde siyaset yaptığı bir zemindir ve ağırlıklı olarak da Alevilerin içerisinde en önemli rol ve görevlerde olduğu bir siyasi partiye böyle bir yakıştırma yapılabilinir mi?”
Bakırhan, DEM Parti’nin toplumsal çeşitliliğini sıralayarak şöyle devam etti:
“DEM Parti toplumun kendisidir. Gürcü’dür, Çerkes’tir, Abaza’dır, Kürt’tür, Alevi’dir, kadındır, gençtir, Asuri’dir, Süryani’dir.”
Alevilerin tarih boyunca katliam ve zulümlerle karşı karşıya kaldığını belirten Bakırhan, Alevi toplumunun siyasal manipülasyonları ayırt edebilecek deneyime sahip olduğunu söyledi.
“Alevi toplumu çok büyük katliamlar gördü, çok büyük zulümler gördü. Neyin siyaset, neyin algı olduğunu çok iyi biliyor.”
“DEM Parti Alevilerin en güçlü mücadele zeminidir”
Bakırhan, Alevi topluma yönelik çağrısında ise parti içerisindeki Alevi kimliğinin ve emeğinin altını çizdi.
“Alevi kardeşlerime bir kez daha sesleniyorum: Birbirimizi iyi tanıyoruz. Bizim sadece canlarımız değil, mücadele arkadaşlarımız ve yoldaşlarımızdır. Bugüne kadar yarattığımız bütün değerlerde en fazla onların katkısı var, en fazla onların değeri, emeği ve bedeli var.”
Bakırhan, parti içerisinde eleştiriye açık olduklarını belirterek Alevilerin yayımlanan bildirilere inanmaması gerektiğini savundu:
“Alevi kardeşlerimiz asla bunlara inanmasınlar. DEM Parti Alevilerin en güçlü mücadele zeminidir. Dün öyleydi, bugün de öyle olacak, yarın da öyle olacak.”
Bakırhan, yapılacak kongrede Alevilerin ve diğer inanç gruplarının parti kurullarında daha fazla yer alacağını belirterek, “kendi dil ve kimliklerin mücadelesini yürütmeleri için zaten çok büyük bir zemin açılacak” dedi.
“Bu yasa Kürt meselesinin çözümü değil”
Programda Meclis’ten geçen çerçeve yasaya ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, yasanın önemli ve tarihsel olduğunu ancak Kürt meselesinin çözümü anlamına gelmediğini söyledi.
“Evet, bir yasa var, önemlidir, tarihidir ama bu yasa eşittir Kürt meselesinin çözümü değil.”
Yasanın Kürt meselesini çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine taşıması açısından önemli olduğunu belirten Bakırhan, “Bu bir başlangıçtır, bu bir kapı aralamadır” dedi.
Bakırhan, sürecin devamının mücadele ve örgütlülüğe bağlı olduğunu ifade etti.
“Yeterince eksildik, şimdi tamamlayarak birlikte yürüyelim”
Türkler ile Kürtlerin yaklaşık bin yıllık ortak tarihine değinen Bakırhan, Cumhuriyet’in kuruluş döneminde Kürtlerin de önemli rol oynadığını ancak 1924 sonrasında farklı kimliklerin tek bir kimlik altında tanımlandığını söyledi.
Bakırhan, yaşanan tarihsel sorunların Türkiye’de ekonomik, sosyal ve siyasi açıdan kutuplaşmaya yol açtığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Dolayısıyla Türkiye’nin geleceğini eksilterek değil; tamamlayarak, tanıyarak, kimliğine saygı göstererek, diğerinin yaşamış olduğu acıya empati kurarak sağlayabiliriz.”
Sürecin artık “birbirimizi eksilterek değil tamamlayarak yürümeyi” gerektirdiğini belirten Bakırhan, “Yeterince eksildik. Şimdi tamamlayarak birlikte yürüyelim” dedi.
“Ankara modeli kapsayıcı ve demokratik olmalı”
Öcalan’ın İmralı görüşmelerinde “üçüncü göz” olarak Türkiye halklarına işaret ettiğini aktaran Bakırhan, bu yaklaşımı “Ankara modeli” olarak tanımladıklarını söyledi.
“Dedi ki: ‘Biz kendi modelimizi yaratmalıyız. Türkiye’li bir çözüm olsun, üçüncü göz Türkiye halklarıdır.’ Dedi. Biz de bir grup toplantısında ‘Ankara çözümü’ dedik.”
Bakırhan, Türkiye’nin çatışma ve çözüm modelleri açısından yeni bir model ortaya koyabileceğini belirterek, “Ankara modeli kapsayıcı olsun, kalıcı olsun, örnek olsun, demokratik olsun” ifadelerini kullandı.
Modelin Kürtler başta olmak üzere farklı halkların ve inançların geçmişte yaşadığı baskı ve zulümlerin tekrarlanmamasını sağlaması gerektiğini söyleyen Bakırhan, çözümün Türkiye’de aranmasının doğal olduğunu ifade etti.
Kongre hazırlığı
DEM Parti’nin 6 Eylül’de gerçekleştireceği kongreye de değinen Bakırhan, yeni dönemde daha kapsayıcı ve Türkiye’nin farklı sorunlarını merkezine alan bir siyasi yapı hedeflediklerini söyledi.
Bakırhan, kongrenin ardından kadın, gençlik, ekonomi ve çevre politikalarının yanı sıra Kürt meselesinin de merkezde olacağı yeni bir örgütlenme sürecinin başlayacağını belirtti.
Yeni döneme ilişkin “daha Türkiye’li” bir parti vurgusu yapan Bakırhan, şöyle konuştu:
“Yeni partimiz evet Kürt ama daha Türkiye’li, Alevi ama daha Türkiye’li. Şırnak başımızın tacı ama Edirne’yi de boş bırakmamalıyız. Siirt’in yanına Samsun’u, işte Sivas’ı da katan, aynı yolda birlikte yürüten kurucu bir siyasete ihtiyaç var.”
Bakırhan, yeni döneme ilişkin umutlu olduğunu belirterek, “O zeminde birlikte çoğalmak, eksilmeden, tamamlanarak yürüyeceğimize inanıyorum. Umutluyum kendi adıma söyleyeyim. O açıdan şimdiden Türkiye siyasetine hayırlı olsun diyorum” ifadelerini kullandı.
