Categories: Politika

DEM Parti’den adaylık başvurusu yapan Alaeddin Erdoğan: Kangrenleşen yönetme anlayışından kendimizi de kentimizi de kurtaracağız

Belediye başkan aday adaylığı başvuruları almaya devam eden DEM Parti Dersim İl Örgütü’nde bugün bir başvuru daha gerçekleştirildi. Alaeddin Erdoğan aday adaylığı gerekçelerini anlatarak başvurusunu yaptı.

Geçen hafta iş kazasında ağır yaralanan ve halen yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren belediye emekçisi Zülfü Çelikdemir’e acil şifalar dileyen Erdoğan, “Partimiz son seçimlerden sonra halkımızdan gelen eleştirileri dikkate alarak demokrasi hamlesi başlatmıştır. Demokrasinin ağır darbe aldığı ülke koşullarında bu hamlenin demokratik siyasete önemli ölçüde katkı sunacağı inancını taşıyorum.” dedi.

Alaeddin Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle;

Demokratik siyaset ve yaşama güç katmak adına yüze yakın merkezde yüz bine yakın delegenin katılımı ile tüm seçim bölgelerimizde bir demokrasi şöleni yaşanıyor. Dersim’de de önümüzdeki haftalarda bu demokrasi şölenini yaşamış olacağız. Şimdiden halkımızı ve delege arkadaşlarımızı bu coşkulu şölene katılmaya davet ediyorum. Ön seçime katılacak ve aday adaylık için başvuran tüm arkadaşlara başarılar diliyorum.

Dersim’in sorunlarını sizlerle birlikte yaşayarak görüyorum. Çocukluğumdan beri İl il köy köy gezmediğim noktasının kalmadığı kentimiz, belediyeleştiği 1945’ten günümüze dek sorunlarla boğuşuyor: Rutin ve güncel yaşamsal sorunları bir yana bırakırsak temel sorunlarımızı özetle şöyle sıralayabiliriz:

Bilim insanları kentimizin iki büyük fay hattı üzerinde kurulduğunu ifade etmektedirler. Dersim’in şubat depremini de aşan büyük bir risk altında olduğu dile getirilmektedir. Halkımızın bu konudaki sahipsizliğinin ve tedirginliğinin farkındayız. Bu alanda çalışmalar ve hazırlıklar hızla ve öncelikli olarak başlatılmalıdır.

Bir diğer sorunumuz sivil toplum örgütleriyle barışık, onları harekete geçiren, sivil toplum örgütleriyle ortaklaşan bir yönetim anlayışına duyulan ihtiyaçtır. Belediyemiz, halk meclisleri ile bütünleşerek çalışmalı ve kentin tüm dinamikleri tek bir masa etrafında birleşebilmelidir.

Gençlerimizin ve genç ailelerimizin Kanada kapılarında çektiği ızdırapların ve yaşadıkları Dersim hasretinin farkındayız. Gerek siyasi baskılar gerekse ekonomik nedenlerle yaşanan bu göçü önlemek hepimizin görevidir. Bir an önce bu göçü masaya yatıran çalıştaylar ve paneller düzenleyerek çözüm yollarını tartışmalıyız. Eşsiz doğası ile tarihsel ve kültürel mirasıyla, su kaynaklarıyla, kış ve yaz turizmiyle, hayvancılık ve tarımıyla benzersiz özellikler sahip memleketimizi herkesin mutlu olduğu bir şehre dönüştürmek hepimizin elindedir.

Kentimiz giderek büyüyor, arıtma sistemi kapasite olarak artık yanıt vermiyor. Altyapı sorunları için çözümler üretmek zorundayız. Dersim’in ulaşım sorunlarını detaylı planlarıyla şeffaf bir şekilde çözüme kavuşturmalıyız.

Sokak hayvanları ve yaşam haklarına dair sorunları konuşmalıyız. Doğayı koruyan ekolojik üretimleri ve bu üretim güçlerinin kooperatifsel örgütlenme kurumlarını konuşmalıyız. Dersim’deki sanayiciler ile diasporadaki Dersimlilerin kentteki üretimde paydaş olacakları projelerin sayısını artırmalıyız.

Dilimizi, inancımızı ve tarihimizi anlatan toplumsal hafıza merkezlerini inşa etmeliyiz.
Engelli arkadaşlarımızın kentte yaşadığı sorunların farkındayız, bu sorunlar acilen çözümlenmelidir.
Yerel yönetimlerde kadın temsiliyetini ön plana çıkarmalıyız. Cinsiyet özgürlükçü bir toplum yaratma bilinci ile yerel demokratik yönetim modeli ile kadın özgürlüğünü ve toplumsal özgürlüğü kadın yoldaşlarımızla birlikte yaratacağımıza inanıyorum.

Lise çağındaki öğrencilerin bile hayallerini yurt dışına göre kurduğu kentimizde, istihdam olanaklarıyla çocuklarımızın yaşama ve hayata dair umudunu hep birlikte çoğaltmalı ve arttırmalıyız.

Biz bu sistemden ve kangrenleşen yönetme anlayışından kendimizi de kentimizi de kurtaracağız. Bu konuda öncelikle kent gençliğimize ve üniversite gençliğimize sonsuz güveniyoruz.

Gençlik değişecek derse değişir gerçeğinden hareketle gençlerin yerel yönetim süreçlerine katılmalarını sahiplenmelerini temel bir zorunluluk olarak görmekteyiz.

Sonuç olarak her karış toprağı UNESCO kültür mirasına girecek değerdeki bu eşsiz doğayı korumak ve yaşatmak gelecekteki nesile emanet etmek boynumuzun borcu olsun.
Kültürümüzü, inancımızı, dilimizi ve kimliğimizi korumak boynumuzun borcu olsun.

Tarih bilincimize, hafızamıza kısaca özümüze yapılan her türlü hoyratça yağma ve talana son vereceğiz. Dersim zorun dilinden, zorbanın elinden çok çekti. Artık buna dur diyeceğiz.

Önümüzdeki süreçte yukarıda özetlediğim şehrimizdeki tüm sorunları, çözümleri ve projeleri tüm detayları ile sizlerle birlikte tartışacağız ve konuşacağız. Tüm aday adayı arkadaşlara başarılar diliyorum. Hep birlikte mutlaka kazanacağız.

Xızır yar ve yardımcımız olsun.

Dersim Gazetesi

Recent Posts

Şavak aşireti hakkında bilmek istediğiniz her şey

​Şavak Aşireti, geleneksel olarak Tunceli (Dersim) ilinin güneyindeki Çemişgezek ve Pertek ilçelerinin köy ve mezralarında…

4 saat ago

Dersim aşiretleri: Kim kimdir, nüfusları ne, nerelerde yaşarlar?

Dersim (Tunceli) bölgesi, Anadolu'nun en karmaşık sosyokültürel yapılarından birine sahiptir. Coğrafi izolasyonu, Alevi inancı ve…

4 saat ago

Balaban Aşireti: Tarihî Kökenleri, Göç Yolları ve Dersim’deki İzleri

Balaban Aşireti, Anadolu’nun sosyokültürel mozaiğinde önemli bir yere sahip olan Alevi-Türkmen kökenli bir topluluktur. Bu…

5 saat ago

Kureyşan Aşireti

Kureyşan Aşireti, tarih boyunca Anadolu'nun doğusunda köklü bir geçmişe sahip olan, özellikle Alevi inanç ve…

6 saat ago

İzol Aşireti: Tarihten Günümüze Bir Kültür ve Kimlik Mirası

Anadolu’nun kadim halkları arasında, derin tarihi, geniş coğrafi yayılımı ve zengin kültürel mirasıyla dikkat çeken…

6 saat ago

Oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu’ndan yeni paylaşım: “Mücadele etmek zorundayız”

Boykota destek verdiği gerekçesiyle gözaltına alınan 11 kişiden biri olan oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu, dün…

6 saat ago