Dersim’de Xızır ayı dolayısıyla yaşanan gelişmeler, inanç özgürlüğü ve cemevlerinin statüsü tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi tarafından yapılan yazılı açıklamada, özellikle Pertek Cemevi’nde Ramazan ayı vesilesiyle düzenleneceği belirtilen iftar programı sert sözlerle eleştirildi.
Açıklamada, Dersim’de “inanç-kırım politikalarının Xızır ayıyla birlikte yeni bir boyut kazandığı” belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Bizzat resmi devlet kurumlarının gerçekleştirdiği ‘organizasyonlar’ eşliğinde yeni bir asimilasyon konsepti dahilinde işleyen hamleler, inancımızı tümden bir kuşatma altına almayı hedeflemektedir.”
Xızır Ayı Vurgusu
Raa/Rêya Heq Alevileri açısından Xızır ayının kutsallığına dikkat çekilen açıklamada, bu dönemin inanç takvimine özgü erkân ve ritüellerle karşılandığı hatırlatıldı:
“Xızır ayı bilindiği üzere Raa/Rêya Heq Alevileri için kutsal bir aydır. İnanç takvimimizin özgünlüğüne göre, kendi erkân ve ritüellerimizle karşılarız Xızır ayını.”
Bu yıl da Dersim’in birçok noktasında cemlerin gerçekleştirildiği belirtilirken, bazı yerlerde “modern gri pasaportlu dedeler” aracılığıyla cemlerin engellenmek istendiği iddia edildi. Köylerde dolaştırıldığı öne sürülen bu kişilerin, demokratik inanç kurumlarını hedef alan propaganda faaliyetleri yürüttüğü savunuldu.
Resmi Kurumların “Xızır Lokması ve Cemleri” Organizasyonları
Açıklamada, Dersim merkez ve ilçelerinde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile valilik öncülüğünde “Xızır lokması ve Cemleri” adı altında etkinlikler düzenlendiği belirtilerek, bunun Aleviliğin devlet eliyle yeniden tanımlanma girişimi olduğu ileri sürüldü:
“Alevilerin eşit yurttaşlık talebini yok sayan ve Aleviliği Türk-İslam sentezi ön kabulleri ile yeniden tarif etmeye yeltenen inkârcı akıl adeta, ‘bu ülkede Alevilik yaşanacaksa, tarif ettiğimiz doğrultuda yalnızca biz yaşatırız’ edasıyla alternatifler oluşturmak istedi.”
Öte yandan, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan “Maarifin Kalbinde Ramazan” genelgesi kapsamında, nüfusunun büyük çoğunluğu Alevi olan Dersim’de ilkokul çağındaki çocukların Ramazan etkinliklerine dahil edildiği de eleştiri konusu oldu.
Pertek Cemevi’nde İftar Programı Tepki Çekti
Açıklamanın en dikkat çekici bölümü ise 24 Şubat Salı günü Cem Vakfı yönetimindeki Pertek Cemevi’nde Ramazan ayı dolayısıyla düzenleneceği belirtilen iftar programına ilişkin oldu.
Pertek’in kozmopolitik yapısına ve Sünni yurttaşların inançlarına duyulan saygıya vurgu yapılırken şu ifadeler kullanıldı:
“Pertek’te Ramazan ayında oruç tutan tüm Sünni canların inançlarına sonsuz saygı ve hoşgörü içindeyiz. Tuttukları oruçlar Hakk katında kabul olsun.”
Ancak bu hoşgörünün, cemevlerinde iftar düzenlenmesine onay anlamına gelmediği belirtilerek, uygulama “asimilasyon politikalarının bir parçası” olarak nitelendirildi:
“Alevilerin inanç mekanlarını kimliksizleştirme ve cemevlerini ibadethane olarak tanımayıp Alevilikte var olmayan ritüelleri bu mekanlarda var etme çabası açıkça geçmişteki ‘Camii-Cemevi’ projelerini üreten akılla aynı akıldır ve kabul edilmesi mümkün değildir.”
Açıklamada ayrıca, cemevlerinde iftar programları düzenlenmesi ve Alevi inanç önderlerinin “Aleviliğin ritüellerine aykırı biçimde” resmi protokollere dahil edilmesinin “kadim inanca açık müdahale” olduğu savunuldu.
“Cemevleri Protokol Şovlarının Mekânı Olamaz”
Alevi toplumunun inancı ve ibadet mekânlarının siyasi ya da idari müdahalelere konu edilemeyeceği belirtilen metinde, şu vurgu öne çıktı:
“Cemevleri resmi protokol şovlarının mekânı olamaz. Yolumuzun ve inancımızın kurucu mitolojilerinden biri olan Kırklar Meclisi bu konuda ilkelerimizi net olarak ortaya koymaktadır.”
Son olarak devlete çağrıda bulunulan açıklama, şu ifadelerle son buldu:
“Devlet Alevi inancından ve Cemevlerinden elini çekmeli, inancımıza yönelik asimilasyon hamleleri derhal durdurulmalı ve Raa/Rêya Heq Alevi toplumunun eşit ve özgür yurttaşlık temelinde toplumsal varlığı tanınmalıdır.
Zaman Sahipsiz, Mekan Rızasız, Mazlum Çaresiz Değildir!”
