Danıştay 4. Dairesi, Hozat’ın Karabakır köyünde yapılması planlanan pomza arama projesine verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararını iptal eden Erzincan İdare Mahkemesi’nin kararını oybirliğiyle onadı. Kesinleşen kararda, proje alanının arkeolojik sit alanları, su kaynakları, mera ve tarım alanları ile ekosistem üzerindeki olası etkilerinin kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Karabakır köyü sınırlarında yapılması planlanan pomza arama projesine ilişkin hukuki süreç Danıştay kararıyla sona erdi.
Danıştay 4. Dairesi, Tunceli Valiliği’nin temyiz başvurusunu reddederek Erzincan İdare Mahkemesi’nin, projeye ilişkin verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir” kararını iptal eden hükmünü onadı. 14 Mayıs 2026 tarihli karar oybirliğiyle verilirken, kararın kesin olduğu belirtildi.
Köy muhtarlıkları dava açtı
Dava, Arven Doğu Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından Karabakır köyü sınırlarında gerçekleştirilmesi planlanan “202400944 Ruhsat Numaralı Sahada Pomza Araması” projesine ilişkin açıldı.
Dorutay, Pertek Yukarı Gülbahçe, Karabakır, Pertek Akdemir ve Pertek Demirsaban köyü muhtarlıkları, Tunceli Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün 22 Nisan 2025 tarihinde verdiği “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptalini talep etti.
Mahkeme arkeolojik alanlara ve su kaynaklarına dikkat çekti
Erzincan İdare Mahkemesi, dava kapsamında yapılan keşif ve bilirkişi incelemelerinin ardından proje alanına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Mahkeme kararında, proje sahasının tescilli I. Grup Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı niteliğindeki kaya ambarları ile I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olan Uzunçayır Nekropolü ile iç içe geçtiğine dikkat çekildi.
Kararda, bölgedeki endemik flora ve fauna türleri ile büyük memeli hayvanların kullandığı koridorlar üzerindeki olası etkilerin de yeterince incelenmediği belirtildi.
İçme suyu ve mera alanları da gündemde
Mahkeme, proje alanında yöre halkının içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan kaptajın bulunduğunu tespit etti. Ayrıca Derin Deresi’nin madencilik faaliyetleri nedeniyle kirlenme ve erişimin engellenmesi gibi risklerle karşı karşıya kalabileceği değerlendirmesine yer verildi.
Kararda, mera alanları ile tarımsal faaliyetlerin sürekliliğinin zarar görebileceği, eğimli arazide gerçekleştirilecek kazı ve yarma çalışmalarının ise erozyon riskini artırabileceği belirtildi.
Mahkeme, söz konusu etkilerin yalnızca mevcut proje tanıtım dosyası üzerinden yeterli biçimde değerlendirilemeyeceği sonucuna vardı. Kamu yararı ve sürdürülebilir çevre ilkeleri açısından projenin kapsamlı bir ÇED sürecinden geçirilmesi gerektiğini belirten mahkeme, “ÇED Gerekli Değildir” kararını iptal etti.
Valilik kararı temyiz etti
Tunceli Valiliği, Erzincan İdare Mahkemesi’nin kararını temyiz etti.
Valilik temyiz başvurusunda, projenin bir pomza işletmesi olmadığını, sınırlı bir alanda ve geçici nitelikte gerçekleştirilecek arama faaliyetinden ibaret olduğunu savundu. Bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin somut ölçüm ve analizlerden çok varsayımlara dayandığını ileri süren Valilik, su kaynakları ve arkeolojik alanlara yönelik etkilerin de teknik verilerle ortaya konulmadığını belirtti.
Danıştay temyiz başvurusunu reddetti
Dosyayı inceleyen Danıştay 4. Dairesi, Erzincan İdare Mahkemesi’nin kararını usul ve hukuka uygun buldu.
Daire, Valiliğin temyiz başvurusunda ileri sürdüğü gerekçelerin mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına hükmetti.
Danıştay, Tunceli Valiliği’nin temyiz istemini reddederek “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptaline ilişkin mahkeme hükmünü oybirliğiyle onadı. Böylece Karabakır’daki pomza arama projesine ilişkin yargı süreci sona ererken, karar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında kesinleşti.
