1. Haberler
  2. Politika
  3. Hatimoğulları’ndan barış süreci çağrısı: Somut adımlar atılmalı, Öcalan’ın çalışma koşulları sağlanmalı

Hatimoğulları’ndan barış süreci çağrısı: Somut adımlar atılmalı, Öcalan’ın çalışma koşulları sağlanmalı

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, barış ve demokratik toplum sürecinin ilerlemesi için kayyımların geri çekilmesi, AİHM kararlarının uygulanması ve Meclis İzleme Kurulunun kurulması çağrısı yaptı. Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın özgür çalışma koşullarının sağlanmasını ve Barış ve Siyasallaşma Kurulunun bir an önce faaliyete geçmesini istedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin haftalık Meclis Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada barış ve demokratik toplum sürecinden ekonomik krize, fon soruşturmasından kadınların nafaka hakkına ve siyasi transferlere kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.

Barış sürecinde somut adımların geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, Türkiye içindeki ve sınıra yakın bölgelerdeki çekilme açıklamalarını tarihî bir adım olarak nitelendirdi. İktidarın ve devletin sorumluluklarını belirsiz vaatlere bırakamayacağını belirten Hatimoğulları, karşılıklı adımların olağan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı beklenmeden atılması gerektiğini söyledi.

“Kayyımlar geri çekilmeli, AİHM kararları uygulanmalı”

Toplumun süreçte somut gelişmeler görmek istediğini belirten Hatimoğulları, kayyımların geri çekilmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın serbest bırakılması ve Abdullah Öcalan için umut hakkının uygulanması taleplerini dile getirdi.

Sürecin ilerlemesi için Takip, Koordinasyon ve Uygulama Kuruluna bağlı alt komisyonların bir an önce oluşturulup çalışmaya başlaması gerektiğini kaydeden Hatimoğulları, Öcalan’ın koordinatörlüğünde çalışması öngörülen Barış ve Siyasallaşma Kurulunun da acilen faaliyete geçmesini istedi. Hatimoğulları, bunun için Öcalan’ın “özgür yaşar ve özgür çalışabilir” koşullarının sağlanması gerektiğini söyledi.

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un girişimiyle kurulması öngörülen Meclis İzleme Kurulunun henüz oluşturulmamasını da eleştiren Hatimoğulları, Mecliste temsil edilen bütün siyasi partilerle görüşülmesi gerektiğini belirtti. Kurulun sembolik kalmaması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, sahadaki gelişmeleri izleyecek, tıkanıklıkları ve gecikmeleri tespit edecek, taraflarla görüşecek ve rapor hazırlayacak işlevli bir mekanizma oluşturulmasını istedi. Kadın örgütleri ile Alevi kurumlarının da sürecin yalnızca izleyicisi değil, doğrudan tarafı olması gerektiğini ifade etti.

“Türkiye asker göndermek yerine aracı olmalı”

Ortadoğu’daki çatışmalara da değinen Hatimoğulları, Türkiye’nin bir yandan kendi içinde barış süreci yürütürken diğer yandan başka bölgelerdeki çatışmalara asker gönderilmesinin tartışılmasını eleştirdi. Yemen’deki Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki gerilime işaret eden Hatimoğulları, Türkiye’nin çatışmaları büyütmek yerine müzakere ve diyalog için aracı olması gerektiğini söyledi.

Fon krizine ilişkin yedi öneri

Fon krizini “yüzyılın vurgunu” olarak nitelendiren Hatimoğulları, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) uyarılarına rağmen gerekli önlemlerin alınıp alınmadığının açıklığa kavuşturulmasını istedi. Fonlardan kimlerin kazanç sağladığının, kimlerin zarar ettiğinin ve fon şirketleriyle iktidar çevreleri arasında ilişki bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirten Hatimoğulları, “Hangi iktidar yetkilileri fon şirketleriyle irtibatlıydı?” diye sordu.

Hatimoğulları, fon mağdurlarının zararlarının karşılanması için DEM Parti’nin yedi önerisini de açıkladı. Buna göre fon krizinin maliyetinin halka yüklenmemesi, yurt dışına kaçırılan paraların geri getirilmesi ve sorumluların mal varlıklarının dondurulması gerektiğini belirten Hatimoğulları, zararların herhangi bir miktar sınırı olmaksızın karşılanmasını istedi.

Ödeme tarihlerinin açıkça belirlenmesi, şirket yöneticilerinin yanı sıra sorumlu bürokrat ve siyasetçilerin de hesap vermesi gerektiğini söyleyen Hatimoğulları, halkın birikimlerini yöneten fonların portföylerinin, yöneticilerinin ve denetim raporlarının her ay kamuoyuna açıklanmasını önerdi. SPK’nın iktidarın değil halkın denetçisi olması gerektiğini belirten Hatimoğulları, kurul üyelerinin Mecliste nitelikli çoğunlukla seçilmesini ve denetim raporlarının Meclise sunulmasını istedi.

“Vurgun yapmak serbest, haberini yapmak suç”

Fon soruşturması kapsamında yaşananları ve gazetecilerin tutuklanmasını eleştiren Hatimoğulları, vurgunda adı geçen kişilerin yurt dışında yaşarken bu konuları haberleştiren gazetecilerin bir bölümünün cezaevinde, bir bölümünün ise ev hapsinde olduğunu söyledi.

Hatimoğulları, “Bu ülkede vurgun yapmak serbest ama bunun haberini yapmak suç” diyerek tepki gösterdi. Soruşturmada adı geçen kişiler için dile getirilen “lekelenmeme hakkı” ilkesinin herkes için geçerli olması gerektiğini vurguladı.

Ekonomik krize de dikkat çeken Hatimoğulları, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) 25 Eylül verilerine göre tüketici kredileri ve bireysel kredi kartı borçlarının yaklaşık 6,95 trilyon liraya ulaştığını belirtti. Milyonlarca insanın geçim sıkıntısı yaşadığını söyleyen Hatimoğulları, enflasyonun düştüğüne ilişkin açıklamalarla yurttaşların pazarda, çarşıda ve markette karşılaştığı gerçekler arasındaki farka işaret etti.

Urfa’da çiftçilerin üretim ve geçim sorunları nedeniyle protesto düzenlediğini, Manisa’nın Akhisar ilçesinde de zeytin üreticilerinin tepkili olduğunu belirten Hatimoğulları, emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına da dikkat çekti. Emeklilerin ekonomik ve sosyal haklarının 2027 bütçesinde yer alması gerektiğini söyleyen Hatimoğulları, emeklilerin taleplerini hem Mecliste hem de alanlarda desteklemeyi sürdüreceklerini ifade etti.

Siyasi transferlere karşı yasal düzenleme çağrısı

Hatimoğulları, fon krizinin yanı sıra siyasetteki transferlerin de halkın iradesini zedelediğini belirterek milletvekillerinin ve belediye başkanlarının parti değiştirmesini eleştirdi. Seçmen iradesinin bu kadar değersizleştirilmediğini söyleyen Hatimoğulları, parti değiştiren belediye başkanlarının kendilerine oy veren seçmenlere karşı sorumluluklarını yerine getirmediğini savundu.

Siyasi transferleri etik ve hukuki sınırlar içinde düzenleyecek açık bir yasal düzenleme yapılmasını isteyen Hatimoğulları, partisinden istifa edenlerin o partinin listesinden kazandıkları milletvekilliği, belediye başkanlığı, belediye eş başkanlığı veya meclis üyeliği görevlerini kaybetmesi gerektiğini söyledi.

Hatimoğulları ayrıca büyük ekonomik suçları, yolsuzlukları ve sermaye piyasası vurgunlarını soruşturacak bağımsız, tarafsız ve uzmanlaşmış bir mahkeme kurulmasını önerdi. Siyaset ile ticaret arasındaki bağı kesecek ve bürokrasinin çıkar aracına dönüşmesini engelleyecek bir siyasi etik kanunu çıkarılması çağrısı yaptı.

Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku dosyaları

Konuşmasında kadınların haklarına ve şüpheli kadın ölümlerine de değinen Hatimoğulları, Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin dosyanın aydınlatılmasını istedi. Kabaiş’in bedeninde iki ayrı erkeğe ait DNA profili tespit edildiğini ancak bunların kime ait olduğunun hâlâ belirlenmediğini hatırlatan Hatimoğulları, ailesinin ve kadın hareketinin adalet arayışını sürdürdüğünü söyledi.

Gülistan Doku dosyasının da kapatılmasına izin vermeyeceklerini belirten Hatimoğulları, kadınların hakikatin ortaya çıkarılması için mücadele etmeyi sürdüreceğini ifade etti.

“Nafaka bir lütuf değil, hayati bir haktır”

Kadınların nafaka hakkına yönelik tartışmalara da tepki gösteren Hatimoğulları, Adalet Bakanının evlilik süresinin nafaka düzenlemesinde dikkate alınacağı yönündeki açıklamasını eleştirdi. “Bir günlük evlilik, ömür boyu nafaka” söyleminin yanlış bilgiler içerdiğini savunan Hatimoğulları, konuşmasında ortalama yoksulluk nafakasının 1.179 TL olduğunu belirtti.

Kadınların ekonomik açıdan erkeklerle eşit koşullarda olmadığını, ev içi emeğin karşılığının verilmediğini ve kadınların bakım yükünü büyük ölçüde üstlendiğini söyleyen Hatimoğulları, nafakanın bir lütuf değil, hayati bir hak olduğunu vurguladı. Kadınların hayatını belirleyecek yasaların kadınlar olmadan yapılamayacağını belirten Hatimoğulları, nafaka hakkına yönelik girişimlere karşı Mecliste ve meydanlarda mücadele edeceklerini söyledi.

Konuşmasının sonunda barış ve demokrasi mücadelesinin birlikte yürütülmesi gerektiğini belirten Hatimoğulları, halkın iradesinin tanındığı, emeğinin karşılığını aldığı ve adaletin herkes için sağlandığı bir düzenin mümkün olduğunu ifade etti. Hatimoğulları, “Bu düzen değişmeli” diyerek demokratik cumhuriyet programını hayata geçirme kararlılığını dile getirdi.

Deneme Bonusu Deneme Bonusu Deneme Bonusu Deneme Bonusu Deneme Bonusu Deneme Bonusu Deneme Bonusu Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Casino Siteleri Casino Siteleri Casino Siteleri
o sohbet