Yaşamını yitiren Şair Ahmet Telli için düzenlenen anma programında, şiirleri okundu, geride kalan dostları mücadelesini ve anılarını paylaştı.
Ankara’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Şair Ahmet Telli, İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi’nin konferans salonunda düzenlenen anma programının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Devrimci 78’liler Federasyonu ve Bilim Sanat Edebiyat Derneği tarafından gerçekleştirilen anmaya, demokratik kitle örgütleri, sol sosyalist ve demokratik partilerin temsilcileri ve genel başkanların yanı sıra yüzlerce kişi katıldı. Telli’nin cenazesi, omuzlarda taşınarak anmanın yapıldığı salona getirildi.
Salonda bulunan yüzlerce kişi Telli’nin cenazesini ayakta alkışladı. Ardından program kapsamında Telli’nin şiirleri okundu. Saygı duruşuyla devam eden anma, Grup Yorum üyelerinin Telli’nin kaleme aldığı şiirinden uyarladığı “Sıyrılıp Gelen” ezgisini seslendirmesiyle sürdü. Grup Yorum’un ardından söz alan Telli’nin arkadaşları anılarını ve yaşamı boyunca yürüttüğü devrimci mücadeleyi anlattı. Telli’nin şiirlerinin devrimci mücadeleye ses olduğunu belirten arkadaşları, Telli’nin enternasyonal bir kişiliğe sahip olduğunu ve ömrünü mücadeleye adadığı vurgusunda bulundu.

NAZIM HİKMET’İN AÇTIĞI YOLDA YÜRÜDÜ
Daha sonra Telli’nin yazar arkadaşı Mahmut Temizyürek, Telli’ye veda ettiklerini belirterek, “Büyük bir şairdi. Nazım Hikmet’in açtığı yolda yürüdü ve o yolu büyüttü. Devrimci mücadelesini ve şiirini birleştirdi. Enternasyonalist bir kişilikti ve şiirlerini adaletsizliğe, karanlığa karşı nakşetti” ifadelerini kullandı.
MİRASI YALNIZCA KİTAPLAR DEĞİL
Ardından söz alan Telli’nin kızı Eylül Telli, babasının tedavi sürecini ve hastalığa karşı mücadelesini anlattı. Eylül Telli, “Yoğun bakımda kaldığı kısa sürede doktorlar ve hemşirelerin de Ahmet Abisi oldu. Bugün kalemiyle karanlıkları dağıtan bir şairi selamlamak için buradayız. Biz ona baba dedik sizlerden de kimilerinin babası, abisi, yoldaşı ve dostu oldu. Nasıl anılırsa anılsın o hep aynı oldu. Zulme karşı sessiz kalmayan kalemiyle karanlığı aydınlatan bir şair oldu. Burada onun bıraktığı üzüntü için değil, bıraktığı mirası selamlamak için toplandık. Babam sadece bir şair değildi, aynı zamanda umutla ilgilenirdi. Bize bıraktığı en büyük miras onur, vicdan ve umuttur. Bize bıraktığı en büyük miras yalnızca kitapları değildi. Bize karanlığa karşı durmayı mücadelesini miras bıraktı. Gerçek şairler yalnızca kitaplarla değil geriye bıraktıkları her şeyle yaşamaya devam eder. Babam şiirleri ve mücadeleci ruhuyla her zaman bizimle yaşayacak. Bizi bugün yalnız bırakmadınız. Biliyorum sizler Telli’nin arkadaşları dostları olarak bu hüznü paylaşmaya geldiniz, ailem adına her birinize sonsuz teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Daha sonra Telli’nin yaşamını konu alan sinevizyon gösterimi yapıldı. Gösterimde, Telli’nin kaleme aldığı şiirler eşliğinde yaşamı boyunca çektiği fotoğraflar ve anıları gösterildi.
‘BİZE BİRLİKTE MÜCADELEYİ ANLATTI’
Sonrasında Devrimci 78’liler Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Esentürk söz aldı. “Bir devrimciye, yoldaşa, babaya ve iyi bir insana veda etmek çok zordur” diyen Esentürk, şöyle devam etti: “İsterdim ki hep yanımızda olsun. Bir şey olduğunda hemen ona soralım Ahmet abi ne yapalım? diye soralım. Ama olmuyor. Ahmet Telli toplumsal hafızamızın dili, türküsü ve şiiridir. Böylesi bir dönemde Ahmet Telli, iki dönem başkanlığımızı ve yönetim üyeliğimizi yaptı. Bize çok şey öğretti. Dayanışma ve mücadele ruhunu bize geri getirdi. Bu genlerimizde olan gerçekleri yaşamımıza geri çağırdı. Birlikte mücadele edersek daha günlü oluruzu bize öğretti.”
Bilim, Sanat ve Edebiyat Derneği Genel Sekreteri Cengiz Kaplan da, Telli’nin mücadeleleri ve şiirleriyle yaşayacağını belirtti. Telli’nin her zaman onlarla olacağını belirten Kaplan, “Ahmet Telli her zaman halkların kalbinde olacak. Hoşça kal yoldaş Ahmet, hoşça kal şair Ahmet Telli” diye belirtti.
DURUŞUNDAN TAVİZ VERMEYECEĞİZ
Sonrasında söz alan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Telli’nin yakınları ve arkadaşlarına başsağlığı diledi. Telli ile anılarını anlatan Tülay Hatimoğulları, “Ahmet Telli, şiirlerinde aşkı sevgiyi yazdı. Toplumsal mücadeleleri yazdı. Ahmet Abi, 78’den bu yana bütün kuşaklara hitap etti. Hepimizin devrimci olmasında onun büyük katkıları oldu. Gözlerinde bir mücadele inancı vardı. Ahmet Abi bize mücadeleyi öğretti. Ahmet Telli’ye veda etmiyoruz. Kitaplarıyla kalbimizde yaşayacak. Sana söz veriyoruz ki sosyalizm bu ülkeye gelene kadar mücadelemiz devam edecek ve enternasyonal mücadeleyi güçlendireceğiz. O dimdik dost duruşundan taviz vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
CEGERXWÎN VE NAZIM HİKMETE SELAM
Sonrasında söz alan Şükrü Erbaş, Telli’nin anıldığı salonun sözcüklerle ve kelimelerle oluştuğunu söyledi. Telli ile yaşadığı anılarını anlatan Erbaş, Telli’ye seslenerek, başta Nazım Hikmet ve Cegerxwîn olmak üzere yaşamını yitirenlere selamlar götürmesini istedi.
CUMARTESİ ANNELERİ’NİN SELAMI
Daha sonra şarkıcı İlkay Akkaya da kendi anılarını ve Telli’yi anlattı. İlkay Akkaya, “Birçok kez eylemlerde veya hapishanelerin önünde bir araya gelirdik. Ancak veda etmiyoruz çünkü o eylemlerde yine bir araya geleceğiz. Cumartesi Anneleri’nden bir karanfil getirdim Ahmet Telli’ye ve ona armağan edeceğim” dedi.
Daha sonra şair Nevzat Çelik ve gazeteci Vecdi Erbay da Telli ile anılarını anlattı. Sonrasında söz alan Kürt şair Lal Laleş ise, Kürtçe bir şiirle Telli’yi andı. Son olarak söz alan kurum üyeleri, arkadaşları ve dostları, Telli’nin hayatını ve mücadelesini anlattı. Konuşmalardan sonra Cumartesi Anneleri’nin mesajı ve Telli’nin yazar arkadaşlarının merasime gönderdiği mesajlar okundu.

DAM DA ORADAYDI
Ahmet Telli’nin uğurlanma törenine Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) üyesi şairlerden Özgün Enver Bulut, Hıdır Işık ve Nesimi Aday katıldı. Programda bir konuşma yapan Nesimi Aday; Ahmet Telli’nin devrimci şair yönüne vurgu yapıp, onun ve Piya Kültür Kolektifindeki diğer arkadaşlarının yazdığı Sanat Hareketi Bildirisinden ideolojik politik çok şey aldıklarını aktardı: “Bizler de o yolda yürüdük edebiyat, sanat yaptık. Birlikte çıkardığımız yayınlarda ve sanat pratiğimizde her türlü egemenlikçi, hiyerarşi üreten ilişkiyle aramıza mesafe koyduk. Sanatımızı yarıştırmadık. Değere önem verdik ama ödül alıp vermedik. Bizler bu duruşumuzu Ahmet Telli gibi devrimci şairlerden aldık. Şimdi onu enternasyonal marşıyla uğurluyoruz. O aynı zamanda etno olanın şairiydi. O Kızılderililerin, İnkaların, o Gazze’nin ve Cizre’nin de şairiydi. Kendi sözüyle Ahmet Telli; ‘Urfa’da Êzîdî, Hakkari’de Keldanî, Dêrsim’de Kürt’tür’ ama en çok da Elbruz dağlarının kralı rüzgarının kokusunu taşıyan Çerkestir o; o bir Çerkes’ti. Ve o bütün bu toplamlarla bir enternasyonal devrimciydi. Onun yolunda yürümeye devam edeceğiz,” dedi.
