Hüseyin Ballıkaya

Tarihsel Hafızadan Kopuşun İtirafı

Bir aydının tarihsel hafızadan yoksun beyanatları, yalnızca bireysel bir gaf olarak değil; bilinçli ya da bilinçsiz biçimde bir topluma karşı kin ve nefreti yeniden üretmek olarak okunur. Alevi toplumunun en hassas olduğu katliamlardan söz ederken “biz birlikte yaptık” demek, yalnızca talihsiz bir ifade değildir; bu, doğrudan doğruya toplumsal hafızadan kopuşun itirafıdır.

Dr. Ahmet Özer’in Halk TV’de yaptığı açıklamalar, ne söylenip geçilecek ne de görmezden gelinecek türdendir. Bir toplumun oylarıyla seçilmiş bir belediye başkanının kayyım darbesiyle görevden alınmasına karşı en net ve onurlu duruşu sergileyen Alevi toplumuna böylesi bir dil yöneltmek kabul edilebilir değildir. Bu kabul edilemezlik, yalnızca politik bir hata değil; aynı zamanda ahlaki bir kırılmadır.

Sadece 1514 Çaldıran Savaşı’nda yaşananları değil, daha sonra Erzincan’da gerçekleşen Alevi katliamını da “birlikte yaptık” anlayışıyla ifade etmek; buna benzer birçok olayı tarihsel bağlamından kopararak “bakın sizlerle aynı düşünce ve fikriyattayım” demeye getirmek, bütünüyle kendini sisteme şirin gösterme anlayışının dışına çıkamamaktır. Bu yaklaşım, esasen devletin ayrıştırma politikalarına hizmet eden bir dil ve söylemden ibarettir.

Eğer amaç birilerine şirin görünmek idiyse, buna gerçekten gerek yoktu. Çünkü bu halk, tarih boyunca haksızlığa karşı durmayı bir gelenek hâline getirmiştir. Zaman zaman suçlu gösterilse de, her daim mazlumun yanında durmuş; halkın yüreğinde, kalbinin en sıcak yerinde olmuştur. Hele ki mazlumdan yana tavrıyla bilinen Alevi toplumunu, tarihsel katliamlarla birlikte anıp “zalimle birlikteydik, birlikte katlettik” demek; ne yaşanan sürecin ruhuna, ne de kendisine biçilen role yakışmıştır.

İlk açıklamasında bu söylemi inkâr etmemesi, ardından ses kayıtlarının ortaya çıkmasıyla birlikte politik manevralarla özür dilemesi de, bu sorumluluğu ortadan kaldırmamaktadır. Çünkü mesele bir cümle hatası değil; tarihsel bilinç ve toplumsal sorumluluk eksikliğidir.

Toplumlar hafızalarıyla yaşar. Hafızadan kopan söz, yalnızca sözü söyleyeni değil; muhatap aldığı bütün bir tarihi yaralar.

Dersim Gazetesi

Recent Posts

Gülistan Doku davası: PolNet kayıtları dosyada, başhekim adliyede

[Dersim’de kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi 2’nci Sınıf öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak…

2 gün ago

23 Nisan’da liseler tatil mi?

23 Nisan'da liseler tatil mi? 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 2026 yılında Perşembe…

2 gün ago

Gülistan Doku soruşturması: Tuncay Sonel hakkında ‘insan öldürme’ suçundan işlem yapılacak

Dönemin valisi Tuncay Sonel hakkında süren soruşturmaya Gülistan Doku’nun ailesi mağdur olarak eklendi. Tuncay Sonel…

2 gün ago

Adalet dosyada değil, bir ablanın inadında yaşıyor

Türkiye’de kadın olmak, eksik bir cümlenin öznesi olmaya benziyor. O cümle her sabah evde, sokakta,…

2 gün ago

Gülistan Doku dosyasında bugüne kadar neler yaşandı?

Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmada, yıllardır kamuoyunun…

3 gün ago

İstanbul Tabip Odası seçimlerinde zafer demokrat hekimlerin: Prof Talat Kırış, Tabip Odası’nın yeni başkanı oldu

Türk Tabipleri Birliği’ne (TTB) bağlı en büyük odalardan biri olan İstanbul Tabip Odası'nda hekimler yeni…

3 gün ago