Ah benim güzel bacım, yine geldi çattı 8 Mart!
Bundan tam altı yıl önce bugün, kadınların mücadele günü olan 8 Mart’ta durdu kalbin. Bu zamansız gidişinle doğduğumuz ve çocukluğumuzun geçtiği köyümüzde sonsuz bir uykudasın şimdi. Tam altı yıldır bizden uzakta ama huzur içinde uyumaktasın. Seni sonsuzluğa uğurladıktan bir yıl sonra hiç istemediğim halde ülkeden ve en önemlisi de senden ayrı düştüm. Yokluğunun derin özlemiyle geçiyor günlerimiz.
Nadire, biliyorum ki yalnız değilsin artık. Ailemizde senin yalnız kaldığını düşünenlerin başında hiç kuşkusuz sevgili babamız geliyordu. Biz hep yanımızda kalsın istedik ancak o, “Nadire beni çağırıyor, bırakın, gideyim” diyerek ayrıldı bizden. Babanın bu beklenmedik gidişiyle tümden yetim kaldık şimdi. Bu bizim istemediğimiz bir ayrılık olsa da senden dolayı kabullendik. Zira artık yalnız değilsin, sevgili babamız tam bir yıldır senin yanında. Hem de elini uzattığında dokunacağın yakınlıkta.
Tıpkı seni uğurladığımız gibi uğurladık onu da. Dersim Cemevi avlusunu dolduran canlarımız, yokluğumuzu hissettirmedi ona. Onların huzurunda uzaktan da olsa sesimi duyacak şekilde seslendim sevgili babamıza. Bize hakkını helal etmesini ve seni kucaklayarak selamımızı iletmesini istedim, iletmiş olmalıdır…
Bilirsin, bir Dersim aşığıydı sevgili babamız. Her Dersimli baba gibi o da hayatını biz çocuklarına adamıştı. Uzun yıllar çalışmak zorunda kaldığı Almanya’dan sonra döndüğü Dersim’de huzur bulmuş ve tarifsiz bir mutluluk içindeydi. Daha şafak sökmeden Munzur nehrinin eşliğinde Anafatma’ya yaptığı o uzun yürüyüşlerini gören Dersimliler gelir anlatırlardı. Çocuksu bir heyecanla tamamlardı sabah yürüyüşünü. Keşke sonsuza kadar sürseydi ve hiç bitmeseydi bu yürüyüşleri…
Sevgili Nadire, babamızla köyümüzün o sonsuzluk mekânında yan yana, huzur içinde yatıyorsunuz şimdi. Meşe ağaçlarıyla çevrili o mekânda, ayrılmadan önce üzerinizde gölge etsin diye çam ağaçları da dikmiştim. Geride bıraktığımız bu altı yılda serpilip büyümüş olduklarını görünce çok sevindim. Ayrıca babanın gidişiyle sanma ki annemiz yalnız kaldı. Sağlıklı ve huzurlu bir hayatı olsun diye elimizden geleni yaptığımızdan emin olabilirsin.
Nadirem, seni sadece 8 Mart’ta değil, hayatımızın her anında hatırlıyor ve çok seviyoruz. Bu mektup vesilesiyle mücadeleci kadın yoldaşlarının da selamını iletmiş olayım. Onlar her 8 Mart’ta olduğu gibi bugün de, eşit ve özgür bir yaşam için alanlarda olacaklar. Geride bıraktığın güzel anılarınla dolu birçok insan tanıdım ve seninle gerçekten gurur duydum. Hepsinin yüreklerinde hala capcanlıdır yerin, bilesin.
8 Mart Dünya Emekçi KadınlarGünü’nü kutluyorum. Sonsuz bir sevgiyle, hasretle kucaklıyorum bacımı. Babaya selamımızı ilet, o nasırlı ellerinden hasretle öpüyoruz.
Abin
Dersim-Hozat karayolunun Demirkapı mevkisinde, tuz ve mineral ihtiyaçlarını karşılamak için yola kadar inen dağ keçileri…
Son on yıldır Munzur ve Pülümür Vadileri, Munzur Gözeleri ve havzası yoğun ekolojik tahribata maruz…
Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Meclis’ten geçen yasa ile yeni bir…
Süleymancılar’ın eski lideri Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının…
YENİ Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, uğradığı bıçaklı saldırı sonucu yaralandı. Olay, akşam saatlerinde Karataş…
İki gözünde ileri derecede görme kaybı bulunan ve Grup Ekin'in solisti ve yazar Metin Turan…