DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Rojava’ya yönelik saldırılar, Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile bölgedeki gelişmelere ilişkin Yeni Yaşam gazetesine değerlendirmelerde bulundu. Bakırhan, sürecin devam ettiğini ancak iktidarın politikaları nedeniyle ciddi bir güven krizi yaşandığını vurguladı.
HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’ye bağlı silahlı grupların Rojava’ya dönük saldırılarının sürdüğünü hatırlatan Bakırhan, Kürt halkının bu saldırılara karşı alanları terk etmediğini ve güçlü bir demokratik tepki ortaya koyduğunu söyledi. Rojava’ya dönük saldırıların Kürtlerde derin bir kırılmaya yol açtığını belirten Bakırhan, buna karşın ulusal birlik fikrinin toplumsal zeminde güç kazandığını ifade etti.
“SÜREÇTE GÜVEN KRİZİ VAR”
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, “Süreç devam ediyor ancak iktidarın tercihlerinden kaynaklı bir kırılma ve güven krizi söz konusu. Komisyon çalışmaları dışında iktidar tarafından bugüne kadar somut bir adım atılmadı. Tüm enerji Suriye’ye harcandı. Oysa Türkiye’de atılacak her demokratik adım, bölgeyi de olumlu etkileyecekti” dedi.
İktidarın Suriye politikalarının hem bölgesel barışı hem de Türkiye’deki çözüm sürecini zedelediğini dile getiren Bakırhan, buna rağmen DEM Parti olarak barış ve çözüm iradesine sahip çıkmayı sürdüreceklerini belirtti.
“ROJAVA SALDIRILARI KÜRTLERDE DUYGUSAL KIRILMA YARATTI”
Rojava ve Halep’e yönelik saldırıların Kürt halkında ciddi bir duygusal kırılmaya yol açtığını ifade eden Bakırhan, hükümetin açıklamaları, medyada kullanılan dil ve ırkçı söylemlere karşı hukuki ve siyasi bir tutum alınmamasının bu kırılmayı derinleştirdiğini söyledi. Bakırhan, bu durumun kardeşlik söylemleriyle değil, eşit yurttaşlık, tanınma ve demokratikleşme temelinde atılacak somut adımlarla aşılabileceğini vurguladı.
“ROJAVA BİR İNSANLIK ONURUDUR”
Rojava’ya uygulanan ablukanın yalnızca Kürtleri değil, bölgedeki tüm halkları tehdit ettiğini belirten Bakırhan, Rojava’daki yönetim modelinin demokrasi, kadın özgürlüğü ve birlikte yaşam açısından önemli bir deneyim sunduğunu söyledi. Bakırhan, “Rojava bir toprak parçası değil, bir insanlık onurudur. Buradaki deneyimin tasfiye edilmesi, Ortadoğu’da mezhepçi ve tekfirci şiddetin önünü açar” dedi.
DEM PARTİ’DEN ÜÇ AYAKLI ÇALIŞMA
Bakırhan, Halep saldırısının ardından parti olarak kriz masası kurduklarını belirterek üç alanda yoğunlaştıklarını söyledi: Demokratik protestolar, siyasi ve diplomatik girişimler ile insani yardım çalışmaları. Kobani başta olmak üzere Rojava’nın ağır bir kuşatma altında olduğunu vurgulayan Bakırhan, Türkiye’den insani koridor açılması çağrısını yineledi.
ÖCALAN GÖRÜŞME TUTANAKLARI TARTIŞMASI
Abdullah Öcalan ile Meclis Komisyonu arasında yapılan görüşmenin tutanaklarının çarpıtılarak yayımlanmasına da değinen Bakırhan, bunun bilinçli bir siyasi hesap olduğunu söyledi. Tutanakların bağlamından koparılarak servis edilmesinin barışa zarar verdiğini belirten Bakırhan, “Hakikat montajlanmaz. Barış dili manipülasyonla değil, açıklık ve siyasi cesaretle kurulur” ifadelerini kullandı.
“SOMUT ADIMLAR ATILMALI”
Sürecin yeniden ivme kazanması için niyet açıklamalarının yeterli olmadığını belirten Bakırhan, Kürt meselesinin siyasi ve hukuki zemine taşınması gerektiğini vurguladı. Abdullah Öcalan’ın toplumla daha güçlü bir diyalog kurmasının önünün açılması gerektiğini ifade eden Bakırhan, yargının siyasallaşmasına son verilmesi, siyasi tutsaklar üzerindeki baskıların kaldırılması çağrısında bulundu.
İmralı heyetinin adaya gitmesi için görüşmelerin sürdüğünü belirten Bakırhan, önümüzdeki günlerde yeni bir görüşme beklentisi olduğunu söyledi.
