1. Haberler
  2. Politika
  3. Bakırhan: Yeni bir muhataplık zemini oluştu, sorumluluk iktidarda

Bakırhan: Yeni bir muhataplık zemini oluştu, sorumluluk iktidarda

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son açıklamalarını “ezber bozan” olarak niteledi. Sürecin kritik bir eşiği aştığını söyleyen Bakırhan, bundan sonraki adımların iktidarın sorumluluğunda olduğunu ifade etti. Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın uzun yıllardır aradığı muhataplık ilişkisinin bugün oluştuğunu savunarak, bunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesi ve Bahçeli’nin yaklaşımıyla mümkün hale geldiğini dile getirdi.

Nefes’ten Memduh Bayraktaroğlu’na konuşan Bakırhan, Bahçeli’nin “Anadolu huzura kavuşuncaya kadar kararımız nettir” sözlerinin tarihsel bir anlam taşıdığını belirtti. Bakırhan’a göre, Türk milliyetçiliğinin kurucu partisinin lideri ilk kez bu ölçekte bir perspektif ortaya koyuyor ve bunun siyaset açısından önemli bir kırılma olduğu görülüyor.

“Engeller aşıldı, sıra hukukta”

Bahçeli’nin tutumunun süreci açan bir rol oynadığını belirten Bakırhan, bundan sonraki aşamanın hukuk, adalet ve demokrasi temelinde ilerlemesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin barışa, halk iradesine ve siyasi tutukluların özgürlüğüne ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Bakırhan, bu hedeflere ulaşılıncaya kadar tutumlarının net olduğunu ifade etti. Sürecin hayata geçirilmesinde asli sorumluluğun ise iktidara ait olduğunu kaydetti.

“Bölünme iddiaları gerçeği yansıtmıyor”

Türkiye’nin bölünmesine yönelik iddiaları reddeden Bakırhan, amaçlarının ülkeyi parçalamak değil demokrasiyi güçlendirmek olduğunu söyledi. Güçlü yerel yönetim talebinin yalnızca Kürtler için değil, tüm Türkiye için gerekli olduğunu savunan Bakırhan, “özerk bir Kürt bölgesi” gibi bir hedeflerinin olmadığını vurguladı. Eşit yurttaşlık ve ortak vatan anlayışı içinde birlikte yaşamı savunduklarını belirten Bakırhan, Türkiye’nin herkesin ülkesi olduğunu ifade etti.

Cumhuriyet’in 102. yılına dikkat çeken Bakırhan, meselenin cumhuriyeti yeniden kurmak değil, demokratikleşmesini sağlamak olduğunu dile getirdi.

“Vatandaşlık tanımı etnik olmamalı”

Anayasa tartışmalarına da değinen Bakırhan, vatandaşlık tanımında etnik vurgudan vazgeçilmesi gerektiğini savundu. “Türk” kavramının yanına başka etnik kimlikler eklenmesini içeren bir yaklaşımı benimsemediklerini belirten Bakırhan, etnik olarak nötr bir vatandaşlık tanımının aidiyet duygusunu güçlendireceğini söyledi.

“Türkçe resmi dildir, ana dilde eğitim haktır”

Dil konusundaki tartışmalara da açıklık getiren Bakırhan, Türkçenin Türkiye’nin ortak ve resmi dili olduğunu ve bunun tartışma konusu olmadığını ifade etti. Kürtçenin ve diğer yerel dillerin ise ülkenin kültürel zenginliği olduğunu belirten Bakırhan, ana dilde eğitimin temel bir hak olduğunu savundu.

“Suriye’deki istikrar Türkiye’ye de yansır”

Suriye’de SDG ile merkezi yönetim arasında varılan uzlaşmayı değerlendiren Bakırhan, Kürtlerin üniter ancak demokratik bir Suriye’den yana olduğunu söyledi. Suriye’de sağlanacak istikrarın, Türkiye’deki barış ortamına da olumlu katkı sunacağını dile getirdi.

“Gündem silah değil demokrasi olmalı”

PKK’nin silahsızlanması tartışmalarına ilişkin olarak Bakırhan, bu konunun stratejik bir mesele olduğunu belirtti ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması çağrısında bulundu. Türkiye’nin artık şiddeti değil, demokrasi ve hukuku konuşması gerektiğini vurguladı.

“Bu fırsat heba edilmemeli”

Sözlerini tüm siyasi partilere çağrıyla tamamlayan Bakırhan, Türkiye’nin barışa ihtiyacı olduğunu söyledi. Siyasi hesapların değil, toplumun geleceğinin gözetilmesi gerektiğini belirten Bakırhan, süreci sabote edenlerin halk ve tarih nezdinde sorumluluk taşıyacağını ifade etti.