Dersim’de 1981’de köyünden ayrılan Hüseyin Yalnız, yıllarca güvenlik gerekçesiyle girişlerin kısıtlandığı Peter köyüne 45 yıl sonra döndü. Köprü ve yol olmadığı için Munzur Nehri’ni botla geçip yaklaşık üç saat ormanlık alanda yürüyen Yalnız, köyüne ulaşım sağlanmasını istedi: “Yol olsa geliriz, gideriz. Baba, dede ocağıdır, şenlendiririm.”
Dersim’in Munzur Vadisi Milli Parkı sınırları içerisinde bulunan Peter köyü, 1992 yılında güvenlik gerekçesiyle boşaltıldı. Yıllar boyunca uygulanan özel güvenlik bölgesi nedeniyle köye girişlerin de kısıtlanması, köyden ayrılanların geri dönmesini zorlaştırdı.
Peter’de doğup büyüyen Hüseyin Yalnız da 1981 yılında köyünden ayrıldı. Aradan geçen 45 yılın ardından ilk kez köyüne dönmek isteyen Yalnız, ulaşım imkanlarının yetersizliği nedeniyle zorlu bir yolculuk yapmak zorunda kaldı.
Köye ulaşmak için Munzur Nehri’ni köprü olmadığı için botla geçen Yalnız, kaybolan patika yollar nedeniyle ormanlık alanda yaklaşık üç saat yürüdü. Uzun bir aradan sonra köyüne ulaşan Yalnız, dönüşün kendisi için yalnızca geçmişle buluşmak değil, yeniden köyünde yaşama ihtimalini de ifade ettiğini söyledi.

“45 yıl sonra ilk defa köyüme geldim”
Peter ve Gafat mezralarının Sarıtaş köyüne bağlı olduğunu belirten Yalnız, köy yolunun yapılması halinde yeniden burada yaşayabileceğini söyledi.
Yalnız, “Biz Peter mezrası ve Gafat mezrası olarak Sarıtaş’a bağlıyız. Muhtarlığımız Sarıtaş köyüdür. Allah rahmet eylesin, muhtarımız sağ olsaydı buraya şimdi kesin yol gelmişti. Eğer sesimi duyarlarsa ve ricam kabul olunursa, ne olur buraya da bir yol yapın. Hiç olmazsa köye gelmesek bile gelir, bu mezarlarımızı ziyaret ederiz” dedi.
Yıllardır köyüne ulaşamadığını belirten Yalnız, “Ben 45 yıldır bu köye gerçekten gelmiyorum. Niye gelmiyorum? Ulaşım yok, yol yok, bir şey yok. İkincisi ve en önemlisi rahatsızız; bedenimiz gelmeye elvermiyor. Ama yol olsa geliriz, gideriz” diye konuştu.
Köyde yeniden yaşam kurma isteğini de anlatan Yalnız, “Kendimize bir kümes yaparız, içinde barınırız. Benim Dersim Merkez’de bu yaştan sonra ne işim var? Gelirim burada yaşarım. Sobamı doldururum, çayımı rahat içerim. En azından hani baba, dede ocağıdır, şenlendiririm” ifadelerini kullandı.
“Köye dönüş için ciddi adımlar atılmalı”
Hüseyin Yalnız’a köy yolculuğunda gönüllü olarak eşlik eden ekipte bulunan Munzur Arama Kurtarma Derneği Genel Koordinatörü Mehmet Bidav da köylere dönüşün barış sürecinin toplumsal sonuçlarından biri olması gerektiğini söyledi.
Dersim’de çok sayıda köyün boşaltılması nedeniyle büyük bir göç yaşandığını belirten Bidav, bunun tarım ve hayvancılığın yanı sıra toplumsal yaşam üzerinde de kalıcı etkiler yarattığını ifade etti.
Bidav, “Barış sürecinin toplumsal yansımaları olması lazım. Köye dönüş de bunların en önemli adımlarından birisidir. Dersim’de 280 köyün boşaltıldığını, büyük bir göçün ve burada üretimsizliğin geliştiğini de biliyoruz. Hem tarım ve hayvancılık alanında hem de sosyolojik olarak büyük travmalar yaşandı” dedi.
Sürecin yalnızca siyasi düzeyde kalmaması gerektiğini belirten Bidav, “Şimdi bir barış süreci oldu; bu sürecin topluma, ekonomiye ve sosyolojiye yansıması lazım. Burada tekrar köylere geri dönüşün sağlanması için yerel kurumların ve hükümetin ciddi tedbirler alması, imkanlar ve olanaklar tanınması gerekiyor” diye konuştu.
