Türkiye’nin dört bir yanına yayılan altın madenciliğinde gözler Sivas, Malatya ve Ağrı başta olmak üzere bölgedeki maden sahalarına çevrildi. Malatya’da yüzlerce maden sahası bulunurken, sektörde üretimin birkaç büyük ulusal ve uluslararası şirketin elinde yoğunlaşması dikkat çekiyor.
Altın madenciliği şirketlerinin Türkiye genelindeki arama faaliyetleri sürerken, Sivas ve Malatya son dönemde en fazla maden ihalesinin yapıldığı bölgeler arasında öne çıkıyor.
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından geçen yıl nisan ayında duyurulan 303. ve 305. grup maden sahaları ihalelerinde Malatya’nın Arguvan, Arapgir, Akçadağ, Darende, Doğanşehir, Kuluncak, Hekimhan, Yazıhan ve Pütürge ilçelerinde toplam 21 adet 4. grup maden arama sahası belirlendi.
Altın, gümüş, toryum ve bakır gibi madenleri kapsayan sahalardan 303. grupta 5, 305. grupta ise 1 alanın ihalesi gerçekleştirildi. Kalan 16 sahanın ihaleleri ise sonraki süreçte devam etti.
Malatya’da büyük maden arayışı
Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada Türkiye’nin yer altındaki toplam altın potansiyelinin en az 50 bin ton seviyesinde olduğunu söyledi.
Yılmaz, özellikle Malatya’nın Doğu Anadolu Bölgesi’nde önemli bir arama ve sondaj merkezi haline geldiğini belirterek, kentte henüz Erzincan İliç veya Uşak Kışladağ ölçeğinde aktif ve yüksek kapasiteli bir altın işletmesinin bulunmadığını ifade etti.
Yılmaz’a göre, geçmişte ekonomik açıdan işletilmesi uygun görülmeyen bazı maden yatakları, altın fiyatlarındaki yükselişle birlikte yeniden ekonomik değer kazandı.
TMD Başkanı, söz konusu 50 bin tonluk rakamın çıkarılmaya hazır bir rezerv anlamına gelmediğini, işlenmeyi bekleyen toplam potansiyeli ifade ettiğini belirtti. Yılmaz ayrıca izin süreçleri tamamlanan projelerin üretime geçmesiyle Türkiye’nin yıllık altın üretiminin 50 ton seviyesine çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.
Malatya’da yüzlerce maden faaliyeti
Malatya’da çok sayıda maden sahasında faaliyet yürütülüyor. Yalnızca Pütürge ilçesinde 57 sahada madencilik faaliyeti bulunması dikkat çekiyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, daha önce yaptığı açıklamada Türkiye’de yaklaşık 97 bin ruhsatın iptal edildiğini ve yaklaşık 8 bin ruhsatın kaldığını söylemişti. Ancak bu rakamın tüm maden ruhsatlarını kapsadığı, özellikle altın ve bakır gibi metalik madenlere ilişkin ayrı bir sayı ifade etmediği belirtiliyor.
Altın madenciliğinde Türkiye’nin en büyük şirketlerinden biri Varlık Fonu bünyesindeki Koza Altın, yeni adıyla Türk Altın İşletmeleri. Şirketin madenleriyle birlikte sektörde önemli bir ağırlığı bulunuyor.
TÜPRAG, Kışladağ ve Efemçukuru’nda; TÜMAD, Lapseki ve İvrindi’de; Artmin Madencilik ise Artvin-Hod bölgesinde faaliyet gösteriyor. Cengiz Holding ise Erzincan İliç’teki altın madenini devralırken Çanakkale Halilağa’da altın ve bakır üretimine yönelik faaliyet yürütüyor.
SSR Mining, Eldorado ve TÜPRAG ile Alamos Gold da Türkiye’de altın madenciliği alanında faaliyet gösteren uluslararası şirketler arasında yer alıyor.
Üretim birkaç şirketin elinde yoğunlaşıyor
Türkiye’de altın üretiminin önemli bölümü birkaç büyük ulusal ve uluslararası şirketin kontrolünde bulunuyor. Bakır madenciliğinde Cengiz Holding’in ağırlığı artarken, altın sektöründe Koza, TÜMAD, Cengiz Holding ve yabancı ortaklı şirketlerin öne çıktığı bir yapı oluşuyor.
Madencilik alanındaki ruhsat ve ihale süreçlerinin de bu şirketlerin faaliyetleriyle yakından bağlantılı olduğu belirtiliyor. İptal edilen ya da ihalesine yeterli talep oluşmayan bazı sahaların durumu da sektörün büyük şirketler etrafında yoğunlaşmasıyla birlikte değerlendiriliyor.
Altın aramaları yeni bölgelere yayılıyor
Türkiye’de 2001 yılında Bergama Ovacık’ta başlayan altın madenciliği faaliyetleri, geçen 25 yılda ülkenin farklı bölgelerine yayıldı.
MAPEG verilerine göre Türkiye’de 2025 yılında 28,21 ton altın üretildi. TMD Başkanı Mehmet Yılmaz’ın açıkladığı 50 bin tonluk potansiyel ise sektörde yeni arama ve işletme faaliyetlerinin önümüzdeki dönemde de sürmesinin beklendiğini gösteriyor.
Yeni maden ihaleleri ve arama faaliyetleriyle birlikte altın madenciliğinin özellikle Ağrı, Malatya ve Sivas gibi bölgelerde daha fazla yoğunlaşması bekleniyor.
