1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Ergin Doğru
  4. Dersim’de Yanan Candır

Dersim’de Yanan Candır

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 

Dersim’e yazgı gibi ölümü gösterenlerin kini hiç tükenmedi. Bakan gözlerinde görünen tek şey, yok etme arzusuydu. Yere, göğe, doğaya, canlıya, yaşama… Her birine ölüm yazıyorlardı kara yürekleriyle.

Bitmeyen kinle baktıkları Dersim, kapanmayan yaraları ve tükenmeyen acılarına rağmen direniyordu kara yüreklere karşı. Süngülenen kadınların karınlarında, daha “merhaba” bile diyemeden katledilen bebeklerin çığlıkları, vicdanları kanatıyordu. Gök mavisi Munzur kızıla döndüğünde, yaşamın bir adı da ölüm oldu Dersim için.

Anka kuşu gibi küllerinden yaşam yaratan ateşin çocukları, Hüseyin’i sevdayla yeniden büyüttüler. Kök saldıklarında, dağlardan esen özgürlük nefesi oluyordu. Bıkmadan, usanmadan, köklerinden aldıkları suyla yeşeren yaşamda, hakikatin yolunda dimdik yürüdü Dersim. Ne yaşanan acılar ne de zulüm, yolun yolcularını yolundan döndüremedi. Önce insanca yaşamak, yaşamda özgürlük istediler.

Meri kekliğin acılı sesi, felaketin habercisiydi; ama kimse bilemedi. İnsana ve doğaya düşman, bitmeyen kin sahibi kara yürekliler için Dersim hep ebedi bir düşman oldu.

Bitmeyen sevdaya, sel olup gelenlere pusular kurdular. Dağ yamaçlarında, kuş kanadının ulaşamayacağı kuytularda vurdular onları. Maviliğin içinde kayan yıldızlardı onlar. Ama zorunlu serinliğe düşerken cız ederdi suyun yüreği. Dağların gözyaşları, Munzur olup aktı yaralı Dersim’e, derman niyetine.

Munzur büyüdükçe çoğaldı; çoğaldıkça çağladı sevda. Yaralı Dersim’de sevda büyüdükçe, acılar da büyüdü. Dersim, Munzur’dan dersini aldıkça kara yüreklilerin hışmına uğradı. Dilediler ki Munzur’u kendi suyunda boğsunlar. Betondan vicdanlarıyla önüne dikilip nefesini kelepçelediler. Yaralı Dersim’i, köklerine can veren Munzur’u kurutmak istediler. Ama başaramadılar.

Kara yürekliler için Dersim’i vurmak yetmedi, yetmiyordu. Onlar vurdukça sevda büyüyordu. Sevdasını kurutamayınca yeniden açtılar kötülüğün defterini. İçinden bir kötülük beğendiler, yeniden vurdular. Boğulan Munzur’a rağmen, vurulan sevdaya rağmen Dersim nefes aldıkça kötülüğün defterinde hep ölüm yazıyordu.

Dersim gibi yaralı, Dersim gibi inatçıydı dağlar… Kader arkadaşıydı kutsalların, koruyucusuydu börtü böceğin. O da öldürülmek istendi. “Orman” dediler, bir olmamalıydı, büyümemeliydi; kesildi ağaçlar. Ama onlar, kökleriyle toprağı tutan, dallarıyla sığınanları kucaklayan yaşamın yeşiliydi. Ve en sonunda onu da vurdular.

Yaşamın sembolü olan orman, ateşiyle yaşamı var edenlerin inadına, ateşle yok edilmek istendi. Her yanan ağaçta 1938’in çığlığı vardı. Her yanan ağaçta kesilen bir yaşamın sesi vardı.

Dersim burası… Vurulan sevdası, boğulan Munzur’u, yanan ormanıyla yalnız, kimsesiz, acılar içinde…

Meri keklik yeniden baktı Hakk’a. Firik Baba gözyaşı döktü. Munzur kızıla büründü. Ve Dersim, yine yalnızlığında, yine acılarıyla…

Ama yıldızlara uzanan ellerde, kayan yıldızlarda, dile düşen sözlerde inadına yaşam yankılandı.

İnadına yaşayacak Dersim, inadına sürecek sevdamız. Çünkü biz toprağımızı, sevdasını ikram etmiş bir halkız.

Deneme Bonusu Deneme Bonusu Deneme Bonusu Deneme Bonusu Deneme Bonusu Deneme Bonusu Deneme Bonusu Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Deneme Bonusu Veren Siteler Casino Siteleri Casino Siteleri Casino Siteleri