DERSİM GAZETESİ’NİN ÖZEL HABERİ
1990’larda çatışmalar ve güvenlik politikaları nedeniyle Dersim’in kırsalında yüzlerce yerleşim boşaldı. Dönemin resmi kayıtlarına göre 183 köy ve 823 mezra boşaltılırken 41 bin 939 kişi yerinden edildi. Dönemin yerel yöneticileri ise boşalan köylerin oranının yüzde 70-80’e ulaştığını belirtiyordu. Aradan 30 yıl geçmesine rağmen çok sayıda köyde hayat yeniden kurulamadı.
Dersim’in dağlarında bugün terk edilmiş evlere, yıkılmış ahırlara ve kullanılmayan okul binalarına rastlamak mümkün. Bazı köylerde ise yıllar önce göç etmek zorunda kalan aileler evlerini onarıp yeniden yaşam kurmaya çalışıyor.
Ancak dönüş, 30 yıl önce bırakılan köye dönmek kadar kolay değil. Yol, elektrik, su, geçim kaynakları ve kimi bölgelerdeki güvenlik kısıtlamaları, kalıcı dönüşün önündeki sorunlar arasında.
Bu nedenle 1990’larda yaşanan köy boşaltmaları yalnızca geçmişe ait bir mesele değil. Kırsal nüfusun kaybı ve geri dönüşün sınırlı kalması, bugün de Dersim’in temel sorunlarından biri.

Kaç köy boşaltıldı?
Köy boşaltmalarıyla ilgili kamuoyunda en sık kullanılan rakamlardan biri 280-300 köy.
Bu rakam, dönemin Dersim Belediye Başkanı Mazlum Aslan’ın TBMM komisyonuna verdiği ifadeye dayanıyor. Aslan, Dersim’deki 374 köyün yüzde 70-80’inin boşaldığını söyledi. Bu oran yaklaşık 262 ila 299 köye karşılık geliyor.
Ancak dönemin OHAL Bölge Valiliği’nin Kasım 1997 tarihli verileri farklı bir tablo ortaya koyuyor. Resmi kayıtlara göre 1994 yılında 183 köy ve 823 mezra boşaltıldı; 8 bin 439 hanede yaşayan 41 bin 939 kişi yerinden edildi.

Dolayısıyla iki rakamı birbirinin alternatifi olarak vermek yerine kapsamlarını ayırmak gerekiyor. 183 köy ve 823 mezra, dönemin resmi kaydı; 280-300 köy ise toplam köy sayısı üzerinden yapılan döneme ait bir değerlendirme.
Her iki veri de boşaltmanın yalnızca birkaç yüz köyle sınırlı kalmadığını, Dersim kırsalının geniş bölümünü etkilediğini gösteriyor.
1994 neden kırılma noktası?
Köy boşaltmaları 1994’te başlamadı. Araştırmacı Martin van Bruinessen’in 1995 tarihli çalışmasına göre, 1987’de Dersim’deki 399 köyden 233’ünün muhtarlarına, ormanların korunması gerekçesiyle köylerden ayrılmaları ve başka yerlere yerleşmeleri yönünde bildirim yapıldı.
1990’ların başında bazı köylerde boşalmalar yaşanırken, 1994 yılı operasyonların yoğunluğu ve boşalan yerleşimlerin sayısı açısından belirgin bir kırılma noktası oldu.
Özellikle Eylül-Kasım 1994 döneminde Pülümür, Mazgirt, Ovacık ve Hozat çevresinde operasyonların yoğunlaşmasıyla köy boşaltmaları hızlandı. Bağımsız araştırmalarda yalnızca bu dönemde 124 köyün tamamen veya kısmen boşaltıldığı ya da tahrip edildiği belirtiliyor.
Ovacık’ta 41 köy, 102 mezra
Boşaltmanın ölçeğini görmek için Ovacık önemli bir örnek.
Sabancı Üniversitesi bünyesinde hazırlanan Ovacık ve Hozat İlçelerinde Geriye Göç Sürecine İlişkin Araştırma, ilçede 41 köyün tamamen veya kısmen boşaltıldığını, 102 mezranın tamamen boşaldığını ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre 1994’te Karataş, Cevizlidere, Mollaaliler, Yarımkaya, Yazıören, Şahverdi, Işıkvuran, Kuşluca, Elgazi, Eğrikavak ve Halitpınar köylerinde evlerin büyük bölümünün yakıldığı bildirildi.
Ağaçpınar, Aşlıca, Bilgeç, Çambulak, Çatköy, Çayüstü, Çemberlitaş, Eğimli, Eskigedik, Kozluca, Otlubahçe, Yakatarla, Yalmanlar, Yenisöğüt ve Yoğunçam’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda köy ise tamamen boşaldı.
Hozat’ta boşalan köylerin adı da değişti
Hozat’ta araştırmalara göre 19 köy tamamen veya kısmen, 47 mezra ise tamamen boşaldı.
Ancak burada boşaltmanın başka bir sonucu daha ortaya çıktı. 1993 yılında bazı köylerin tüzel kişilikleri kaldırılarak başka köylere bağlandı.
Ağırbaşak Yüceldi’ye, Akören Sarısaltık’a, Gözlek Taşıtlı’ya, Yoğuntoprak Alancık’a, Esenevler Karaçavuş’a, Ormanyolu Boydaş’a, Yenibaş ise Boydaş’a bağlandı.
1996’da Cumhuriyet gazetesinin haberine göre Dersim Valiliği, 48 köyün “insan yaşamıyor” gerekçesiyle haritadan silinmesine karar verdi. Esenevler’in tüzel kişiliği ise açılan dava sonucunda yeniden kazanıldı.
Böylece köy boşaltmaları, yalnızca nüfus hareketine değil, kırsal yerleşimlerin idari yapısının değişmesine de yol açtı.
Köyler boşalırken Dersim’in nüfusu da geriledi
Kırsal nüfustaki kayıp ilin genel demografisine yansıdı.
Dersim’in nüfusu 1990’da 133 bin 143 iken 1997’de 86 bin 268’e geriledi. Aynı dönemde köy nüfusunun toplam nüfus içindeki payı da yaklaşık yüzde 62’den yüzde 36’ya düştü.
Köylerden ayrılanların önemli bölümü İstanbul, İzmir, Ankara, Mersin, Adana ve diğer kentlere göç etti.
Böylece yalnızca konutlar ve tarlalar değil, köylerin ekonomik ve sosyal yaşamı da dağıldı. Hayvancılık ve tarımsal üretim geriledi; okullar kapandı, köylerin nüfus yapısı değişti ve genç kuşakların önemli bölümü kentlerde büyüdü.

Geri dönüş neden kalıcı olmadı?
2000’li yılların başında Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi kapsamında bazı köylere dönüş başladı. Ovacık’ta Kozluca, Yazıören, Mollaaliler ve Yenikonak; Hozat’ta ise Karaçavuş bu dönüşün örnekleri arasında yer aldı.
Ancak geri dönüş her yerde kalıcı nüfus hareketine dönüşmedi.
Bazı köylerde evlerin yeniden yapılması gerekirken, yol, elektrik ve su altyapısı sorunları devam etti. Tarım ve hayvancılığın yeniden kurulması için gerekli ekonomik koşulların bulunmaması da dönüşü sınırladı.

Bazı yerleşimlerde ise güvenlik kısıtlamaları köylülerin topraklarına erişimini güçleştirdi.
Bu nedenle bugün bazı köylerde yalnızca yaz aylarında yaşam bulunuyor; bazıları ise hâlâ tamamen boş.
30 yıl sonra değişmeyen soru
Dersim’in köy boşaltmaları dosyası 1990’larda kapanmış değil.
Bugün asıl soru yalnızca “Kaç köy boşaltıldı?” değil.
Kaç köye geri dönüldü? Kaçında kalıcı nüfus oluştu? Kaçı yalnızca yaz aylarında yaşıyor? Kaçı hâlâ boş? Ve insanların geri dönememesinin nedeni bugün ne?
Bu soruların yanıtı, 1990’larda başlayan köy boşaltmalarının Dersim’de neden hâlâ tamamlanmamış bir hikâye olduğunu ortaya koyuyor.
Dosyanın ikinci bölümünde köy köy ilerliyoruz: 1990’larda hangi köy boşaltıldı, ne yaşandı, kimler göç etti, hangileri geri döndü ve bugün o köylerde hayat var mı?
